“Ayrılığın altını oyalım Almênya, Dizleri bükülsun, Ve yüzüstü düşsün toprağa...”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış
Mektup türü, edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir ve hem kişisel hem de toplumsal meseleleri ele almanın etkili bir yolunu sunar. Antik dönemlerden günümüze kadar uzanan bu tür, yazarların düşüncelerini, duygularını ve gözlemlerini doğrudan bir muhataba iletmek için kullandığı bir formdur. Klasik örneklerden biri olan "Goethe'nin Genç Werther'i" mektuplarla ilerlerken, Flaubert'in "Madame Bovary"sinde de mektup, karakterin içsel çatışmalarını derinlemesine anlamamıza yardımcı olur. Bu tür, sadece bireysel hikayeler sunmakla kalmaz, aynı zamanda dönemin sosyal ve kültürel yapısını da gözler önüne serer. Mektup türü, özellikle duygusal derinlik arayan ve insan ilişkilerine ilgi duyan okuyucular için son derece çekicidir. Okuyucular, mektuplar aracılığıyla yazarın iç dünyasına adım atar ve zamanla kurulan samimi bir bağ sayesinde, karakterlerin yaşadığı duygusal evrimi daha yakından takip eder. Bu tür, günümüzde de bireylerin kendilerini ifade etme biçimlerinden biri olduğu için, hem klasik hem de modern örnekleri ile edebiyat severler için vazgeçilmez bir okuma deneyimi sunar.

“Ayrılığın altını oyalım Almênya, Dizleri bükülsun, Ve yüzüstü düşsün toprağa...”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış
““Ayrılığın altını oyalım Almênya, Dizleri bükülsun, Ve yüzüstü düşsün toprağa...” — Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış (s. 122)
“İnsan birisini çok sık rastlıyorsa ya bu kaderdir ya da kurtulamadığı bir alışkanlıktır.”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış (s. 99)
“Katlanabilir bir yanı yoktu yalnızlığımın; tek kişilik, tekinsiz bir karakterdi. Gülen gözleri, her hevesi kursakta boğan cinsten... Kastı bana iyiden iyiye demlenmiş, içini dökmeye hazırlanıyordu. Ve o vaadin koynunda s…”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış
“Katlanabilir bir yanı yoktu yalnızlığımın; tek kişilik, tekinsiz bir karakterdi. Gülen gözleri, her hevesi kursakta boğan cinsten... Kastı bana iyiden iyiye demlenmiş, içini dökmeye hazırlanıyordu. Ve o vaadin koynunda s…”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış
“Katlanabilir bir yanı yoktu yalnızlığımın; tek kişilik, tekinsiz bir karakterdi. Gülen gözleri, her hevesi kursakta boğan cinsten... Kastı bana iyiden iyiye demlenmiş, içini dökmeye hazırlanıyordu. Ve o vaadin koynunda s…”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış
“Tüm zamanlarımı sana göre dağıtır, kısar; sana göre salardım ki literatür bu yaklaşımımı başköşesine yerleştirir; keçeli, gözü kısmayan bir kalemle yatay bir hareket yaparak yol alırdım. Zaman ve mekanin belinin bükülm…”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış (s. 139)
“Tüm zamanlarımı sana göre dağıtır, kısar; sana göre salardım ki literatür bu yaklaşımımı başköşesine yerleştirir; keçeli, gözü kısmayan bir kalemle yatay bir hareket yaparak yol alırdım. Zaman ve mekanin belinin bükülm…”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış (s. 139)
“Tüm zamanlarımı sana göre dağıtır, kısar; sana göre salardım ki literatür bu yaklaşımımı başköşesine yerleştirir; keçeli, gözü kısmayan bir kalemle yatay bir hareket yaparak yol alırdım. Zaman ve mekanin belinin bükülm…”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış (s. 139)
“Hormonların olmadığı bir dünyada da birlikte olmaktan keyif alacağın biriyle evlen. Yıllar gitgide hızlanacak ve sandığından daha kısa zamanda o dünyada yaşıyor olacaksın.”— 20 Yaşıma Mektup, Kolektif (s. 67)
“Yalnızım ve en kuvvetli tarafım da bu.”— Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar, Ataol Behramoğlu (s. 200)
“Şizofrenik bir halet içindeyim; kendi yazdığım mektupları onun ağzından okuyacak, yeryüzünün dikiş izlerinde onun ellerini arayacak kadar...”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış (s. 122)
“"Zaman, üzerine düşen görevi yaptı elbette. Asıl mesele bizim gelişimsel eksiklerimizde saklı... Veya aynı türe mensup olsak bile, her birimizin taşıdığı yazılımın bambaşka olmasında."”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış
“Kendi içinde yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak.”— Genç Bir Şaire Mektuplar, Rainer Maria Rilke
“"Zaman, üzerine düşen görevi yaptı elbette. Asıl mesele bizim gelişimsel eksiklerimizde saklı... Veya aynı türe mensup olsak bile, her birimizin taşıdığı yazılımın bambaşka olmasında."”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış
“️Hiç bir şey eskisi gibi değildi artık. Neden mi? Çünkü eskisi gibi gülemiyorum, hiçbir şeyden tat alamıyorum , çok çabuk yoruluyorum. Böyle olmaktan da yoruldum; mutlu gibi görünmekten , güçlü olmaktan...”— Kızıl Peruk, Sevinç Ergin
“Galiba hastayım... Bugün bende netliğe ve kesinliğe dair en ufak bir iz yokken, sadece tüm hoyrat benlikleriyle ruhumun kapısını çalan karanlık varsayımların gölgesi geziniyor üzerimde. Sensizlik bende sıradan bir boşluk…”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış (s. 113)
“"Zaman, üzerine düşen görevi yaptı elbette. Asıl mesele bizim gelişimsel eksiklerimizde saklı... Veya aynı türe mensup olsak bile, her birimizin taşıdığı yazılımın bambaşka olmasında."”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış
“Yokluğu ucu sivri bir cam, Dilimden zaman kaybederek, Boğazımdan geçmiyordu. Ne acı tahliye ediliyordu, Ne de birkaç söz ayağa kalkıyordu.”— Almenya'ya İletiler, Kerim Tanış (s. 45)
“Yalnız, benim omuzlarımın bunca ağır bir yükü kaldıracak kadar geniş olmadığını vurgulamam gerek.”— Theo'ya Mektuplar, Vincent Van Gogh