“Aslında biraz kırgınım, üzgünüm, epeyce de sinirliyim. İşimiz çok zor. Hem gericilerle, hem bizden gibi görünen bir sürü aptalla uğraşmak zorundayız.”— Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar, Ataol Behramoğlu
Mektup türü, edebiyat tarihinde önemli bir yere sahiptir ve hem kişisel hem de toplumsal meseleleri ele almanın etkili bir yolunu sunar. Antik dönemlerden günümüze kadar uzanan bu tür, yazarların düşüncelerini, duygularını ve gözlemlerini doğrudan bir muhataba iletmek için kullandığı bir formdur. Klasik örneklerden biri olan "Goethe'nin Genç Werther'i" mektuplarla ilerlerken, Flaubert'in "Madame Bovary"sinde de mektup, karakterin içsel çatışmalarını derinlemesine anlamamıza yardımcı olur. Bu tür, sadece bireysel hikayeler sunmakla kalmaz, aynı zamanda dönemin sosyal ve kültürel yapısını da gözler önüne serer. Mektup türü, özellikle duygusal derinlik arayan ve insan ilişkilerine ilgi duyan okuyucular için son derece çekicidir. Okuyucular, mektuplar aracılığıyla yazarın iç dünyasına adım atar ve zamanla kurulan samimi bir bağ sayesinde, karakterlerin yaşadığı duygusal evrimi daha yakından takip eder. Bu tür, günümüzde de bireylerin kendilerini ifade etme biçimlerinden biri olduğu için, hem klasik hem de modern örnekleri ile edebiyat severler için vazgeçilmez bir okuma deneyimi sunar.

“Aslında biraz kırgınım, üzgünüm, epeyce de sinirliyim. İşimiz çok zor. Hem gericilerle, hem bizden gibi görünen bir sürü aptalla uğraşmak zorundayız.”— Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar, Ataol Behramoğlu
“"Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz..."”— On Üç Günün Mektupları, Cemal Süreya
“"Elinden gelen her şeyi yapıp güzelleştiremediğin yerleri terk etmek seni kötü biri yapmaz Milena".”— Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka
“"..Yaşadığım şehri aldatıyorum , Kalbim başka yerde.."..!?”— Şehir Mektupları, Ahmet Rasim
“İnsan aşksız yaşayabilir mi hiç? Hayatta kalabilir mi?”— Kadın Yok Savaşın Yüzünde, Svetlana Aleksiyeviç (s. 165)
“Kendi içine yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak.”— Genç Bir Şaire Mektuplar, Rainer Maria Rilke
“Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?”— Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka0
““Yanımda yürüyordun Milena, düşünsene, yanımda yürümüştün! aşık biri için ne büyük nimet değil mi?””— Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka
“Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku...”— Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali
“Sevmek, bir başkasını korumaktır, onu kendi içinde yalnız bırakmadan, ona eşlik edebilmektir.”— Genç Bir Şaire Mektuplar, Rainer Maria Rilke
“Hormonların olmadığı bir dünyada da birlikte olmaktan keyif alacağın biriyle evlen. Yıllar gitgide hızlanacak ve sandığından daha kısa zamanda o dünyada yaşıyor olacaksın.”— 20 Yaşıma Mektup, Kolektif (s. 67)
“Sevmek, bir başkasını korumaktır, onu kendi içinde yalnız bırakmadan, ona eşlik edebilmektir.”— Genç Bir Şaire Mektuplar, Rainer Maria Rilke
“Yalnız, benim omuzlarımın bunca ağır bir yükü kaldıracak kadar geniş olmadığını vurgulamam gerek.”— Theo'ya Mektuplar, Vincent Van Gogh
“Kendi içine yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak.”— Genç Bir Şaire Mektuplar, Rainer Maria Rilke
““Herkes kendi başınadır, kendine kaybedip, kendine kazanır…””— Babaya Mektup, Franz Kafka
““Benim okumaktan kaçındığım her satırda sen yazılısın…””— Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka
“"..her şeyin bir sonu olmaz mı ?? Gece sona erer , gündüz sona erer , ay öyle , yıl öyle.."”— Şehir Mektupları, Ahmet Rasim
“Bana en felaketli günlerimde kitaplarım arkadaş olmuştu.”— Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali
“Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?”— Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka
“Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim.”— Canım Aliye, Ruhum Filiz, Sabahattin Ali