“"Amacınız," diyordu, "öyle bir hayat sürmek olmalı ki, bundan beş yıl sonra dönüp geriye baktığınızda pişmanlık duymamalısınız."”— Divan, Mustafa Rumi Efendi (s. 647)
Şiir, edebiyatın en eski ve en etkileyici türlerinden biridir. Tarihi, sözlü geleneklere ve antik uygarlıklara kadar uzanır; Homer’in "İlyada" ve "Odysseia" gibi eserleri, şiirin ilk örneklerini temsil eder. Klasik dönemden günümüze, şiir birçok biçim ve tema ile şekillenmiştir. Shakespeare’in soneleri, Nazım Hikmet’in toplumcu şiirleri ya da Orhan Veli’nin serbest şiir anlayışı gibi farklı yaklaşımlar, bu türün ne denli geniş bir yelpazeye sahip olduğunu gösterir. Şiir, dilin en yoğun ve estetik kullanımını sunar; okuyucuya duygu, düşünce ve hayal dünyasında derin bir yolculuk yapma imkanı tanır. Okuyucu profiline baktığımızda, şiir genellikle derin düşünmeyi, hayal gücünü ve duygu yoğunluğunu seven bireyler tarafından tercih edilir. Şiir, kelimelerin ritmi ve müzikalitesiyle, okuyucuyu farklı bir evrene taşır. Duygusal deneyimlerin yoğunluğu, insan ilişkileri ve doğa gibi evrensel temalar, şiiri sadece bir edebi tür değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi haline getirir. Şiir okuma alışkanlığı olan bireyler, genellikle dünyayı farklı bir perspektiften görmeyi arzular ve kelimelerle oynayan, derin anlamlar arayan yazarlara ilgi duyarlar. Bu nedenle, şiir kategorisi, zihinlerini ve kalplerini açmak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynaktır.

“"Amacınız," diyordu, "öyle bir hayat sürmek olmalı ki, bundan beş yıl sonra dönüp geriye baktığınızda pişmanlık duymamalısınız."”— Divan, Mustafa Rumi Efendi (s. 647)
“İçimde ölen öldü kalan kaldı ben aynı”— Şahdamar / Körfez / Sesler Şiirler -II, Sezai Karakoç (s. 101)
“Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda Beni bırak göğe bakalım...”— 100 aşk şiiri, Cemal Süreya (s. 77)
“Aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin...”— Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen (s. 11)
“Bozuk şu dünyanın temeli bozuk Tükendi daneler kalmadı azık Yazıktır şu geçen ömre yazık! Bir dost bulamadım gün akşam oldu”— İzahlı halk şiiri antolojisi, Pertev Nailı̂ Boratav
“Siz yarın deyince aklıma ölmek geliyor katıla katıla ölmek”— Umutsuzlar parkı, Edip Cansever (s. 42)
“Kim korkmamıştır otururken kendi kalbinin perdelerinin önünde?”— Bütün Şiirlerinden Seçmeler, Rainer Maria Rilke (s. 17)
“bu gece gözlerinin göğünden yıldız yağıyor üzerine şiirimin”— Kuş Ölümlüdür Sen Uçmayı Hatırla Bütün Şiirleri, Petek Yılmaz
“Gönül istiyor ki insanın insana, zulmü bitsin.”— Dosta Doğru / Bütün Şiirleri 4, Abdurrahim Karakoç
“Basamaklar… Hep daha yukarısı. Daha fazlası. İnsanların o bitmek bilmeyen tırmanma arzusu… Ben bazen sadece bu amansız telaşın sonunu merak ediyorum.”— Niyazi-i Mısri Divanı, Kenan Erdoğan (s. 50)
“ne vakte dek arayacaksın o seni hiç düşünmeyeni”— Rüzgar Bizi Götürecek - Toplu Şiirler, Makbule Aras Eyvazi (s. 59)
“Aşk kalbi olanlar içindir”— Üzgün Kediler Gazeli, Haydar Ergülen
“Kadir bilmez milletlerin cografyasidir şark”— Ve gazel yeniden, İskender Pala
“Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden”— Taha'nın Kitabı/Gül Muştusu Şiirler - IV, Sezai Karakoç
“Eskidim sana, bir mintan kaldım, yamalı; Kullanmaktan, sevmekten geceli gündüzlü.”— Yeni şiirler, Oktay Rifat
“Pir Sultan Abdal'ım dünya durulmaz Gitti giden ömür, geri dönülmez Gözlerim de Şah yolundan ayrılmaz Bende bu yayladan Şah'a giderim”— Pir Sultan Abdal, Pir Sultan Abdal
“İşbu aşkın yolu dilim olmaktır Burda ağlayıp ahirette gülmektir Gül renkleri zeferan gibi solmaktır Böyle olmadan sevdim demeyin dostlar Hoca Ahmed Yesevi”— Tekke şiiri, Ahmet Necdet Sözer (s. 113)
“AY UTANMIŞ Hangi kalem yazabilir hâlimizi? Ay utanmış, güneş susmuş. Ateş miydi, yoksa zaman mı yakan içimizi? Kül utanmış, duman susmuş. İnsan mıydı insana yük olan, Acılar mı yoksa geriye kalan? Gök duydu da insan duym…”— Kalbin Gözyaşları, Yunus Özsan
“anlamam o kadar incesini sen yanımdayken yaşamak güzeldi işte..”— Bu Yalnızlık Benim / Toplu Şiirler (1951-1984), Metin Eloğlu (s. 90)
“¶¶ Umudum her zaman bakidir amma, Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. ¶¶”— Dosta Doğru / Bütün Şiirleri 4, Abdurrahim Karakoç