Don Kişot'un karakteri, hayal gücü ile gerçeklik arasında ciddi bir denge kuramamakta; bu durum, onun trajedisinin temelini oluşturur. Şövalye romanlarına olan tutkusuyla gerçeklikten koparak hayal dünyasına dalar. Bu süreçte, kendi ideallerini savunurken toplumun gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Sancho Panza'nın gerçekçi bakış açıları, Don Kişot'un hayal gücünün sınırlarını zorlar ve onu gerçek dünyaya döndürmeye çalışır. Ancak, Don Kişot'un idealizmi ve hayal gücü, onun karakterini zenginleştirirken, aynı zamanda trajik bir sona da götürür.