Yalnızlık teması, bireyin kimliğini derin bir şekilde etkiler; içsel bir sorgulama ve öz keşif sürecine yol açar. Keskin'in eserinde, yalnızlık yalnızca bir durum değil, bir varoluş biçimi olarak karşımıza çıkar. Bu durum, bireyin kendisiyle yüzleşmesine ve içsel çatışmalarını anlamasına olanak tanır. Yalnızlık, aynı zamanda insanın kendini bulma yolculuğunda bir katalizör işlevi görür. Keskin'in şiirlerinde bu durum, okuyucuya derin bir empati sağlarken, insanın varoluşsal kaygılarını da gözler önüne serer.