Freud, Totem ve Tabu'da insan doğasının karmaşıklığını, içsel dürtüler ile sosyal normlar arasındaki gerilim üzerinden ele alır. Bu bağlamda, bireylerin bilinçdışı arzularının, kültürel tabularla nasıl şekillendiği üzerine yoğunlaşır. Freud'a göre, insan doğası, toplumsal yapılar tarafından kısıtlanan içgüdülerle doludur. Totemler, bireylerin kimliğini oluştururken, tabular ise bu kimliğin sınırlarını belirler. Sonuç olarak, birey ile toplum arasındaki ilişki, insan doğasını anlamada temel bir unsur olarak öne çıkar.