İçimizdeki ilkel insan
Freud'un ilkel insanla modern nevrozluyu yan yana koyması ilk başta garip geldi ama kitabı ilerledikçe anlayabiliyorsun—o ikisi de aslında aynı psikolojik mekanizmalarla hareket ediyor, sadece biri kabile töresinde, diğeri bilinçaltında yaşıyor. Totem tabusu ile babanın otoritesi arasında kurduğu bağlantı, karakterin nasıl oluştuğunu, kısıtlandığını ve içinde bastırılmış dürtüleri taşıdığını görmek beni derinden etkiledi. En çarpıcı kısım, her bireyin içinde o ilkel suçluluğun, o öldürülmüş babanın hayaleti gibi yaşadığını iddia etmesi—bu açıklama, neden insanlar kendilerine bu kadar sert davrandığını anlamama yardımcı oldu. Freud'un insan karakterini bu şekilde arkeolojik katmanlarla çözmesi, beni kitapla birlikte kendi içime de bakmaya zorladı.



























