“-"Yaşamakta , ölmekte her insana özgü bir durumdur. Her insan insanca yaşamayı ve hayata ızdırapsız bir sonla veda etmeyi yeğler. Kim acılar içinde nefessiz , hasta bir vaziyette son demlerini yaşamak ister ki?" -"Kaybedenler... " "-Yoksullar hep kayıp mı eder." Tekrardan bir sigara yaktı. Bu kez yüzünde kendisine pekala güvenen , özgüvenli bir adamın ifadesi vardı. -"Aksine ; yoksullar kaybetmez , hep kazandırır. Yoksul olan birisi zaten çoktan kaybetmeyi öğrenmiş ve hiç kaybetmeyecek kadar umutsuz yaşamaktadır." -"O halde bunca yoksulun hayattan beklentisi nedir?" diye sordum meraklı bir tavırla. Ne diyeceğini , bu kez ne cevap vereceğini merak ediyordum doğrusu. Kendini kapana sıkılmış bir fare gibi mi hissediyordu acaba? Yoksa o kediydi , ben fareydim ve bilmediğim bir oyunun içinde oynuyor muydu benimle? -"Yoksulun hayattan beklentisi hayatının devamını hep yoksul geçireceğine dair umutsuzluğudur.”— Geçmişin İzinden

