Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Abdulrazak Gurnah

Abdulrazak Gurnah

11 kitap

1948’de Doğu Afrika kıyısındaki Zanzibar’da doğdu. Anadili, Afrika’da seksen milyon kişinin konuştuğu Svahili’dir. İlköğrenimini İngiliz okullarında tamamladı, çocukluğunda gittiği Kuran kursunda Arapça öğrendi. Gençliğinde Zanzibar Ayaklanması’na (1964) ve sonrasında kurulan sosyalist rejimin çalkantılı yıllarına tanıklık etti. 1968’de İngiltere’ye gitti. Yükseköğrenimin Kent Üniversitesi’nde tam amladı. Doktora tezinde (1982) kolonyal söylemin Doğu Afrika, Karayip ve Hindistan edebiyatındaki izdüşümlerini analiz etti. Postkolonyal edebiyat alanında uzmanlaştı. Halihazırda Kent Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı profesörü. İlk romanı Memory of Departure’da (Ayrılışın Hatırası, 1987) Afrika’dageçen gençlik yıllarının ardından ülkeyi terk eden Hassan karakterinin hafızasında yer eden Afrika imgesini postkolonyal dönemin kimlik sorunları ışığında inceledi. İkinci romanı Pilgrim’s Way (Hac Yolu, 1988) başlığını Winchester’ı Canterbury’deki Thomas Beckett mabedine bağlayan yoldan alır. Daha iyi bir yaşam umuduyla İngiltere’ye gelen Tanzanyalı Davud, karşılaştığı göçmen karşıtı tutumlardan dolayı paranoyak bir benlik geliştirir ve çareyi Tanzanya’daki geçmişini tamamen silmekte arar. Dottie (1990), Dottie Badoara Fatma Balfour karakteri üzerinden benzer bir yabancılaşma sorununu tartışır. Fatma Balfour’un melez kimliği, ırk ve etnisite sorununun göçmen ve sürgün karakterler üzerindeki travmatik etkilerinin yakıcı bir simgesidir. Cennet’te (1994) Gurnah, Yakup’un oğlu Yusuf’un Kuran’da anlatılan hikâyesini 1900-1914 arası Doğu Afrika’ya uyarlar. Kolonyal söylemin Afrika’ya dair klişelerini kölelik, tarihin çarpıtılması, İslâmofobi gibi meseleler üstünden tartışırken Yusuf’un bireysel hikâyesi bir yandan kolonyalizmin bir yandan da despotizmin eleştirisine açılan ikili bir işlev görür. By the Sea (Deniz Kenarında, 2001), emperyal pedagojinin Afrika’nın yerli gelenekleriyle karşılaşmasının doğurduğu verimli paradoksları konu eder. Salih Ömer, Kuran eğitimi almaktan duyduğu geleneksel kıvanç ile kolonyal eğitimin kazandırdığı dünya bilgisi arasında bocalarken yeni Afrika’nın çelişkileri ete kemiğe bürünür. Son Hediye (2011), 1996’da yayımlanan Sessizliğe Hayranlık’la (2018) birlikte bir nehir roman anlatısıdır. Sessizliğe Hayranlık’ın isimsiz anlatıcısı ülkesini terk eden bir Zanzibarlı muhaliftir; Britanya’ya yerleşip evlendikten sonra öğretmenlik yapar. Hayatının en istikrarlı görünen döneminde bireysel tarihini yazmaya karar verdiğinde, hiç de istikrarlı olmayan, kayıp ve kırılgan bir bastırılmış benlikle yüzleşmek zorunda kalır. Son Hediye’de ise Gurnah, bu isimsiz anlatıcısının hikâyesini kültürel farklılıkları, belleğe kazınmış tarifsiz acıları kateden bir anlatıya kavuşturur. Gurnah’ın hakikat anlayışı, gerek kolonyal dönemin karamsar ve toptancı tasvirlerini gerekse anavatan-memleket şovenizmlerini reddeden sahici bir arayışa dayanır. Gurnah, romanları dışında, Salman Rushdie, Anthony Burgess, Joseph Conrad, Vidiadhar Surajprasad Naipaul, Zoe Vicomb gibi yazarlar üstüne edebiyat eleştirileri yazdı, kitaplar hazırladı. 2021 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır.

Litopya'da bu yazar

Abdulrazak Gurnah, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 11 kitabı yer alıyor. Kitapları 1998-2026 yılları arasında Adam Yayincilik, ASALET YAYINLARI, Iletisim Yayinlari etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 268 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Edebiyat ve Roman (Çeviri) kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Kumdan Yürek” (okur puanı 8.68). Kitabın tanıtımından: “Kumdan Yürek, 1960’ların Zanzibarı’ndan 1990’ların Londrası’na uzanan yürek parçalayıcı bir sürgün, göç ve ihanet hikâyesi. Anne-babasının geleneksel Zanzibar toplumunda ayrı olmalarına anlam veremeyen Salim, sır ve kâbus…” Litopya okurları bu kitaplara 117 puan ve 5 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.73.

11
Kitap
117
Toplam Puanlama
★ 8.6
Ortalama Puan
5
İnceleme
9
Alıntı
En Popüler KitabıKumdan Yürek★ 8.7 · 28 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Bana cesaret veren ve gözlerimi açan kitaplar okuyordum ve hala dünyanın beni kirletmediğini düşünüyordum.”

@meryem_baturli_62📖 Kumdan Yürek

“Babalarla uğraşmak hep kolay değildir, hele kendileri de babalarından sevgi görmemişlerse.”

@gizem_canbazli_30📖 Kumdan Yürek

“Bana cesaret veren ve gözlerimi açan kitaplar okuyordum ve hala dünyanın beni kirletmediğini düşünüyordum.”

@yeliz_armanoglu_53📖 Kumdan Yürek

“"Hiçbir çocuk anne sevgisinden mahrum kalmamalı."”

@gaye_agaoglu_25📖 Kumdan Yürek

“Bana cesaret veren ve gözlerimi açan kitaplar okuyordum ve hala dünyanın beni kirletmediğini düşünüyordum.”

@can_ekinci_77📖 Kumdan Yürek

“Babalarla uğraşmak hep kolay değildir, hele kendileri de babalarından sevgi görmemişlerse.”

@nurgul_durmusoglu_65📖 Kumdan Yürek