Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
HD

Hayati Develi

17 kitap

1962 Uşak doğumlu. 1983'de Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Litopya'da bu yazar

Hayati Develi, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 17 kitabı yer alıyor. Kitapları 1995-2021 yılları arasında 3F YAYINLARI, Kesit Yayınları, Kitabevi etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 332 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Tarih ve Edebiyat kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Osmanlı Türkçesi Kılavuzu 1” (okur puanı 8.61). Kitabın tanıtımından: “Osmanlı Türkçesi hakkında kimi yerleşik yanlış fikirler vardır. Bizim, Türkiye Türkçesinin tarihi dönemi olarak anlayıp öğrettiğimiz bu dili, Türkçeden başka, apayrı bir dil gibi gören, düşünen veya sananlar mevcuttur. Hele bu…” Litopya okurları bu kitaplara 137 puan ve 6 inceleme bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.44.

17
Kitap
137
Toplam Puanlama
★ 8.5
Ortalama Puan
6
İnceleme
12
Alıntı
En Popüler KitabıOsmanlı Türkçesi Kılavuzu 1★ 8.6 · 23 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Evliya Çelebi’nin üslubunun özelliklerinden biri, farklı bir coğrafyaya girdiğinde orada konuşulan dile dair kelimeleri, toponimik unsurları sıkça kullanmasıdır.”

““Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.””

“Eserde zaman zaman o devir İstanbul’unun fuhuş alemleri ve bunları müdavimleri tenkit edilirken bunun yanında sofra adabına uymayanlar, hasta ziyaretinde hastaya eziyet edenler, alışveriş, temizlik, ahde vefa vs. gibi günlük hayatın her anında, her adımında edepsizlik, hayasızlık edenler de tenkit edilmektedir. Hatta modernleşme çabaları ile birlikte başlayan batılılara özenti hastalığı müellifin dilince “kefereyi taklit edenler” de şiddetle eleştirilmektedir. Sihir, büyü, kurşun döktürme, fa açtırma gibi hurafeler; Medrese sahibi olupta derslere devam etmeyen müderrisler, vakıf şartlarını bozan mütevelliler, işini yeterince temiz yapmaya emekçiler, hamamcılar da tenkitten nasibini alıyor.”

“Müellif eserine dünya sevgisini ve dünyayı sevenleri yeren, ayrıca hayanın imanın bir şubesi olduğunu ifade eden iki hadisle başlamaktadır. Haya konusunda zikr edilen hadisin iktibasında bir eksiklik olsa gerektir.”

“Tufan’dan sonra Bursa’nın yeri kaybolmuştur; ancak Süleyman Peygamber (as) rüzgârın ve cinlerin yardımıyla eski surların temellerini ve bazı eserleri bulur. Bir cin, “Bu surlardan birinin altında bir hazine vardır. Bulunursa bundan sonra insanlar para sıkıntısı çekmez.” der. Bir cin çıkıp “Bulunmaz!” der. Nihayet Süleyman Peygamber kimi cinlerin yardımıyla hazineyi bulur ve şehri tamir ederek yeniden kurar. Bursa’nın adı da işte bu “bulursa” ifadesinden kalmadır.”

“Çok dikkatli bir gözlemci olduğu anlaşılan müellif, genellikle türlü sosyal sınıflar, çeşitli meslek mensuplarına, etnik grupları bir araya toplamaya çalışmıştır. Yüksek sınıfları da gözlemlemiş ve arasıra bahsetmiş olmakla birlikte, genellikle toplumun orta ve alt tabakalarını, çarşı-pazarda, sokakta, orta halli zenginlerin konaklarında olan biteni tenkit etmiştir. Cami-medrese ve tekkeler, bazı askeri sınıflar, türlü meslek erbabı, kadınlar ve evli erkekler, meyhane ve fuhuş alemleri, konaklardaki ziyafetler, yemek adabı, köle ve cariyelerle olan ilişkiler, çocuk eğitimi, giyim kuşamla ilgili hususlar, açgözlü dilenciler, hasis zenginler, temizliğine yeterince riayet etmeyenler, büyücüler, muskacılar, Türkler, Ermeniler, Yahudiler, Arnavutlar vs Osmanlı toplumunda yaşayan türlü halklar, riyakarlar, hilebazlar… hasılı, hemen herkes müellifin eleştiri oklarından nasiplerini almıştır.”