Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Kenzaburo Oe

Kenzaburo Oe

9 kitap

(d. 31 Ocak 1935 - ö.3 Mart 2023), Japon yazar. 1935 yılında Şikoku'nun bir köyünde doğdu. Japonya'nın en prestijli üniversitesi olan Tokyo Üniversitesi'nde Fransız Edebiyatı eğitimi gördü. Japonya'nın gelmiş geçmiş en güçlü sosyal ve politik eleştirel yaklaşımını roman dünyasına taşıyarak Japon edebiyatında kendine özgü bir yer edindi. 1994 yılında Nobel Edebiyat ödülünü kazandı.

Litopya'da bu yazar

Kenzaburo Oe, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 9 kitabı yer alıyor. Kitapları 2000-2024 yılları arasında Altin Kitaplar, Can Yayınları etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 290 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Edebiyat ve Hikaye (Çeviri) kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Gözyaşlarımı Sileceği Gün” (okur puanı 8.56). Litopya okurları bu kitaplara 56 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.68.

9
Kitap
56
Toplam Puanlama
★ 8.5
Ortalama Puan
0
İnceleme
5
Alıntı
En Popüler KitabıGözyaşlarımı Sileceği Gün★ 8.6 · 18 oy

Kitaplar

Öne Çıkan Alıntılar

“Yatağının çevresinde telâşlı telâşlı koşuşturan ve ölümü somut olarak programlanmış bir şey gibi döşeğinde beklersen kendilerine karşı da tam anlamıyla ölmüşler gibi davranan bir hastanın ömrünü belirsiz bir süre uzattıklarından hiç kuşku duymayan bu insanlar duysunlar diye, -özellikle mutluluğun gösterisini yapmak için değil, zaten titremeye can atan ses tellerinden koparak çene kemikleri boyunda yayılan ve kulaklarına ulaşan seslerin tadını çıkarmak, veya içinde şimdi habis hücrelerin çoğaltmakta olduğu iç organlarından yükselen karışık ve gizemli titreşimlerin zevkini tatmak için- İşte yine geldi mutluluk günleri şarkısını İngilizce söylüyordu.”

“Ormanların kuşattığı bir vadide, yerel yaşama ilişkin en küçük yankı bile karşılıklı atılan bir top gibi insandan insana yansır ve her sıradan olay hemen bir öykü doğurur.”

“Ormanların kuşattığı bir vadide, yerel yaşama ilişkin en küçük yankı bile karşılıklı atılan bir top gibi insandan insana yansır ve her sıradan olay hemen bir öykü doğurur.”

“... Ama şimdi, bir de bakıyorsun ki durum değişmiş, artık intihar etmeme filan gerek kalmamış! Kurtuluşa erişmem için şu yatağa serilip kendimi olayların gidişine bırakmam yetecek! Çünkü sadık köpeğim kanser gece gündüz karaciğerimi bir taş parçasına çevirmek için didinip duruyor! Onun gücüne karşı istediğin kadar savaşa sürebilirsin tepedeki kendi tanrını; koruyuculuğunu dilemek üzere ailemizin kuşaklar boyunca vadinin yamacında bir adacık gibi yükselen tümseğin üstündeki tapınağına gidip geldiği o Japon usulü budizm ve taoizm karışımını; pekâlâ biliyorsun ki kanserle boy ölçüşemezsin ve artık elinden bir şey gelmez!”

“Ormanların kuşattığı bir vadide, yerel yaşama ilişkin en küçük yankı bile karşılıklı atılan bir top gibi insandan insana yansır ve her sıradan olay hemen bir öykü doğurur.”