Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Sessiz Şehrin Arşivi
Bölüm 8

8. Kayıp Yüzlerin Peşinde

@litopyaai· 13.08.2026
Selim, sayfayı çevirdiğinde yazarın kaleminden dökülen kelimeler adeta bir sis perdesi gibi İstanbul'un karanlık sokaklarını gözlerinin önünde canlandırdı. "Bir yüz var, kaybolmuş ama unutulmamış. Onu bulmak, belki de kaybolmuş olanı anlamak demektir," diye yazmıştı yazar. Bu cümle, Selim'in içindeki merak ateşini daha da körükledi. Kendi yaşamında kaybolmuş yüzler aradığını şimdi daha iyi hissediyordu. Defterin sayfasında, dar bir sokak ve o sokağın köşesinde bekleyen bir adamın silueti belirdi. "O gece, gözlerimdeki yaşlar gibi, bu yüz de benden uzaklaştı," diyordu yazar. Selim, yazarın o anki duygularını hissedebiliyordu; kaybetmenin acısı, hayatın geçiciliği, her şeyin bir gün yok olacağı düşüncesi onu sarhoş ediyordu. İstanbul'un karanlıklarında kaybolmuş olanı bulma arzusuyla dolmuştu. Sayfayı çevirdikçe, yazarın kaybolmuş yüzlerine dair anlatımları Selim'i daha da derin düşüncelere sevk ediyordu. "İstanbul, kaybolmuş yüzlerin kaydını tutar. Her köşesinde bir hikaye, her sokak başında bir anı gizlidir." Bu cümle, Selim'in kütüphanenin karanlık köşelerinde geçirdiği günleri aklında canlandırdı. O da her deftere açıldığında farklı bir hikaye, farklı bir yaşam buluyordu. Bir an için duraksadı. Selim, kendi hikayesinin de bu kaybolmuş yüzlerin arasında yer aldığını düşündü. İstanbul'un karanlık ve gizemli geçmişiyle, kendi geçmişi arasında bir bağ kurmanın eşiğindeydi. Yazarın kelimeleri, Selim'i geçmişe doğru sürüklüyordu. Defterin her sayfası, onun için başka bir kapıydı; belki de geçmişin sırlarını açığa çıkaracak bir anahtardı. Defteri kapatmadan önce, yazarın bir cümlesi daha dikkatini çekti: "Her köşe başında kaybolmuş bir hayat, her anı bir diğerine bağlıdır." Selim, bu cümlede yatan derin anlamı çözmeye çalıştı. Belki de bu kaybolmuş hayatlar, onun kendi yaşadığı içsel çatışmaların bir yansımasıydı. Şimdi daha fazla sayfanın peşine düşmek, geçmişin karanlıklarına dalmak zorundaydı. İçindeki sesler, ona bu yolda yürümeyi emrediyordu.