Leyla'nın Sessiz Çığlığı Beni Yıktı
Livaneli'nin bu kitabında beni en çok etkileyen şey, Leyla'nın karakterinin nasıl bir çaresizlik içinde büyüdüğünü görmek oldu. Başta sadece aşkın coşkusuyla yaşayan bir kadın, Selim'in gözaltına alınmasından sonra adeta başka birine dönüşüyor — ama bu dönüşüm kırılgan değil, tam tersine içindeki diriliği ortaya çıkarıyor. Selim ise uzaktan bile olsa, yokluğuyla romanda var olmaya devam ediyor, çünkü Livaneli onun aşkını ve inancını o kadar canlı anlatıyor ki okuyor insan Leyla'nın yüreğinde hissettiği boşluğu. İkisinin de karakteri birbirinin ışığıyla şekilleniyor — ayrılık onları zayıflatmıyor, tersine kimin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor.


















