Aile şöyle diyor: “Daha karnımdayken bile kıpır kıpırdı.”, “Televizyon izlerken bile amuda kalkar, taklalar atar.”, “Bu çocuğun freni yok!”, “Kaç yaşına geldi hâlâ söz kesmemeyi öğrenemedi.”, “Düşünmeden hareket ediyor.”, “Çok sabırsız, istekleri hemen olsun istiyor.”, “Onun yüzünden komşulara rezil olduk.” Öğretmeni şöyle diyor: “Dersi dinleyemiyor, etrafıyla çok ilgileniyor.”, “Derste dalıp gidiyor.”, “Başladığı işi bitiremiyor.”, “Tahtada yazılanları tam olarak defterine geçiremiyor.”, “Öğrendiklerini çabuk unutuyor.”, “Soruları sonuna kadar okumadan yanıtlıyor.” O ise şöyle diyor: “İçimde bir motor var ve durmuyor.”, “Kafamdaki düşünceler o kadar hızlı ki durduramıyorum ve çok yoruluyorum.”, “Pişmanım ama elimde değil.”, “Kendimi kendimden koruyamıyorum.”, “Kimse beni sevmiyor.”, “Hiç arkadaşım yok.”, “Beni kimse oyuna almıyor.”, “Elimde değil.”, “Çok çalıştım ama sınavda yapamadım.”, “Ben aptal mıyım?” Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtüsellik olarak isimlendirilen üç temel belirti kümesinden oluşan nörogelişimsel bir bozukluktur. Çocukluk çağının iyi tanımlanmış ve en önemli psikiyatrik sorunlarının başında gelir. DEHB, yaşam boyu devam eden bir bozukluktur. Aile, öncelikle çocuğunda DEHB’nin varlığını kabul etmeli ve çocuğun davranışlarını yönlendirirken bu durumu mutlaka göz önünde bulundurmalıdır. DEHB, çocukluk döneminde başlar, ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde ise belirtiler azalsa da devam eder. DEHB, çocuğun yaşam kalitesini belirleyen, birçok alanda işlev kaybı ile seyreden bir bozukluktur. DEHB’li çocuklar davranışsal, bilişsel, sosyal ve duygusal alanda birçok sorun yaşarlar. Oyunların kurallarına uymada zorlanmaları, sıralarını bekleyememeleri, hep kendi dedikleri olsun diye tutturmaları nedeniyle arkadaş ilişkileri bozulur. Sorumluluklarını yerine getirememeleri, günlük rutinleri takip etmedeki güçlükleri ve organize olamamaları nedeniyle ev içinde sürekli çatışma alanları oluşur. Çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanları Prof. Dr. Mücahit Öztürk ve Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül, bu kitapta dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunu sebepleri, sonuçları, tedavi imkânları ve hukuki boyutuyla, kısacası her yönüyle ele alıyor.
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Prof. Dr. Mücahit Öztürk’ün 'Çocuklarda Dürtüsellik' adlı eseri, çocukların dürtüsellik sorunlarını kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Kitap, dürtüselliğin tanımını yaparak, bu durumun çocukların günlük yaşamlarına, öğrenme süreçlerine ve sosyal etkileşimlerine olan etkilerini detaylandırmaktadır. Yazar, dürtüselliğin nedenlerini araştırırken, genetik, çevresel ve psikolojik etkenlere dikkat çeker. Ayrıca, bu durumun nasıl yönetileceği ve çocukların öz disiplin kazanmaları için hangi stratejilerin uygulanabileceği konusunda öneriler sunar. Kitap, ebeveynler ve eğitimciler için önemli bir kaynak oluştururken, çocukların gelişim süreçlerinde dürtüselliğin nasıl ele alınması gerektiğine dair pratik bilgiler de vermektedir. Dürtüsellik, çocukların sosyal etkileşimlerinde zorluklar yaşamasına neden olabilir; bu bağlamda, yazar, ebeveynlerin ve eğitimcilerin çocuklarla nasıl bir iletişim kurması gerektiği üzerinde durur ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktaları vurgular.
Kitap, çocuklarda dürtüsellik kavramını derinlemesine inceleyerek, bu durumun çocukların gelişimi üzerindeki etkilerini ele alır. Dürtüsellik, çocukların sosyal ilişkilerini, öğrenme süreçlerini ve genel davranışlarını etkileyen önemli bir faktördür. Yazar, dürtüselliğin nedenlerini, sonuçlarını ve yönetim yollarını açıklarken, ebeveynler ve eğitimciler için pratik önerilerde bulunur. Bu bağlamda, çocukların duygusal gelişimi, öz disiplin kazanmaları ve sosyal becerilerinin gelişimi üzerine önemli bilgiler sunar. Ayrıca, dürtüsellik sorunları yaşayan çocukların nasıl desteklenmesi gerektiğine dair stratejiler geliştirilmesine olanak tanır.
Bu kitapta belirli karakterler yer almasa da, yazarın ele aldığı çocuklar, ebeveynler ve eğitimciler, kitabın merkezindeki ‘karakterler’ olarak değerlendirilebilir. Yazar, çocukların bireysel farklılıklarını ve dürtüselliklerinin kökenlerini anlamaya çalışarak, okuyucuya bu karakterlerin davranışları ve ihtiyaçları hakkında derinlemesine bir bakış açısı sunar. Ayrıca, ebeveynlerin ve eğitimcilerin bu çocuklarla etkileşimlerinde nasıl bir yaklaşım sergilemeleri gerektiği üzerinde durarak, onların karakter yapısı ve gelişim süreçleri hakkında önemli gözlemler yapar.
Kitap, çocuklarda dürtüsellik meselesini ele alırken, psikolojik açıdan önemli noktalara değinir. Dürtüsellik, çocukların davranışlarını yönlendiren bilişsel ve duygusal süreçlerin bir yansımasıdır. Yazar, çocukların dürtü kontrolü geliştirmeleri için hangi psikolojik yöntemlerin etkili olabileceğini tartışırken, duygusal zeka ve öz disiplin gibi kavramların önemine vurgu yapar. Ayrıca, ebeveynlerin çocuklarına nasıl destek olabilecekleri konusunda bilgiler verirken, çocukların kendi duygularını anlamaları ve yönetmeleri için gerekli becerileri kazanmalarını sağlamanın yollarını sunar.
Kitap, dürtüsellik kavramını ele alırken, insan doğasının karmaşıklığını da sorgular. Dürtüsellik, insanın içsel arzuları ve dışsal sınırları arasındaki çatışmayı temsil eder. Yazar, çocukların bu çatışma ile nasıl başa çıktıklarını incelerken, özgür irade ve öz disiplin kavramları üzerinde durur. Felsefi bir bakış açısıyla, dürtüselliğin sosyal normlarla olan ilişkisini ele alarak, bireylerin toplumsal yapıda nasıl yer aldıklarını ve kendilerini nasıl ifade ettiklerini sorgular. Ayrıca, bireyin toplumsal kurallara uyum sağlama sürecinde karşılaştığı zorlukları değerlendirir.
Dürtüsellik kavramı, psikoloji alanında uzun bir tarihe sahiptir. Kitapta, bu kavramın tarihsel gelişimi ve çocuk psikolojisindeki yeri hakkında bilgiler verilmektedir. Yazar, 20. yüzyıldan itibaren dürtüsellik üzerine yapılan önemli araştırmaları ve bu alandaki teorik yaklaşımları özetler. Ayrıca, toplumların çocuklara karşı tutumlarının zamanla nasıl değiştiğini inceleyerek, çocukların dürtüsellik sorunları ile başa çıkma yöntemlerinin evrimini tartışır. Bu bağlamda, tarihsel süreç içinde ebeveynlik ve eğitim anlayışlarının çocukların psikolojik gelişimindeki rolü üzerinde durur.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Kitapta sunulan stratejilerin, çocukların dürtüselliklerini yönetmelerinde ne kadar etkili olabileceği tartışılabilir mi?
Kitapta sunulan stratejilerin, çocukların dürtüselliklerini yönetmelerinde ne kadar etkili olabileceği tartışılabilir mi?
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Prof. Dr. Mücahit Öztürk, okurların ilgiyle takip ettiği bir yazar. Litopya kataloğunda 7 kitabı yer alıyor. Kitapları 2005-2025 yılları arasında HAYY KİTAP, Türkiye Iş Bankasi Kültür Yayinlari, Uçurtma Yayınları etiketiyle yayımlandı. Kitaplarının ortalama hacmi 284 sayfa. Eserleri ağırlıklı olarak Psikoloji ve Çocuk Psikolojisi kategorilerinde yer alıyor. En çok ilgi gören kitabı “Çocuklarda Dürtüsellik” (okur puanı 8.33). Kitabın tanıtımından: “Aile şöyle diyor: “Daha karnımdayken bile kıpır kıpırdı.”, “Televizyon izlerken bile amuda kalkar, taklalar atar.”, “Bu çocuğun freni yok!”, “Kaç yaşına geldi hâlâ söz kesmemeyi öğrenemedi.”, “Düşünmeden hareket ediyor.”, “Çok…” Litopya okurları bu kitaplara 56 puan bıraktı. Ortalama puanı 10 üzerinden 8.82.
Prof. Dr. Mücahit Öztürk sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri