Ritmi bozuk ama çekici
Gorki'nin anılarını okurken bazen çok hızlı ilerlediğini, bazen de aynı olaylar üzerinde uzun uzun durduğunu fark ettim — bu tutarsızlık sizi hikayeden çıkarıp atmak üzere iken, bir anda dedenin evinin karmaşasına çekip geri getiriyor. Özellikle ilk bölümlerde bu tempo değişiklikleri rahatsız etti beni, sanki Gorki kendisi de çocuk bakış açısıyla anlatıyor gibi, hatırladığı şeyleri sırayla değil, duygusal ağırlıklarına göre sunuyor. Ama işte tam bu yüzden kitap sıkıcı olmaktan kurtulmuş — klasik otobiyografik eserler gibi dümdüz akıp gitmiyor, aksine insan karakterleri ve aralarındaki gerilimler kimi zaman çok ani, kimi zaman çok yavaş ortaya çıkıyor ve bu da onu gerçek bir hayattan kopya gibi hissettiriyor.































