Kitabı okurken; bu kadar ince bir kitaba, bu kadar karakter ve bu kadar kurgu nasıl sığmış diye düşünüyorsunuz. Tam bir konsantre kitap. 😃 Amin Maalouf Fransızca kitaplar yazan Lübnanlı bir yazar. Kitabı okurken nedense Osmanlıyı ve Türkleri sevmediğini iliklerime kadar hissettim. Kitabın baş kahramanı İsyan bir Osmanlı prensi ama anne Ermeni, sevdiği kız yahudi, kitap İkinci Dünya Savaşı konulu, İsyan'ın neredeyse tüm aile deli, çatlak vb. Irklar karışmış, mekanlar karışmış, konular karışmış, olaylar olaylar... Ama okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap. 🙋🏼♀️ Bakış açıma katkısı olmadı diyemem, seviyorum böyle kitapları. 💖 Kitapta sevdiğim cümleler; ✨️ Bir insanın hayatının doğumuyla başladığına emin misiniz? ✨️ Gelmemenin bir vakti yoktur... ✨️ Kelimelerin tadını unutacak kadar uzun süre susarım ve birden bent yıkılır, içimde ne varsa, tuttuğum ne varsa boşaltırım, bitmez tükenmez bir gevezelik başlar; daha çenemi kapamadan pişman olmuşumdur bile. ✨️ Tanrı katındaki memur tozlu bir çekmeceden hayat dosyamı çıkarmış, bu kez daha iyi niyetle gözden geçirmişti herhalde... ✨️ Her şey daha basit, daha dayanılır hale gelir ve bir bakarsın en korktuğun şeyden zevk alır olmuşsun. ✨️ Evin geniş, ülke dar! ✨️ Ama bir çocuk doğduğundan beri sevilmediğini hissettiyse, tamamen yanılıyor olamaz... ✨️ Kimseye kırgın değilim... "Geriye bakacak vaktim kalmadı." İyi okumalar 🙋🏼♀️💖📚


















