Gürpınar'ın Ritmi Yakaladığı An
Kitabı bir oturuşta bitirdim, çünkü Gürpınar'ın anlatış hızı insanı sürüklüyor — özellikle ilk bölümlerde karakterleri tanıtırken bile hiç sıkıcı olmayan, çabuk ilerleyen bir tempo var. Ama en güzel tarafı, bu hızlı akışın içinde bazen duraksıyor, bir sahneyi, bir diyaloğu uzatarak okuyucuya nefes aldırıyor; cahilliğin ve kültürün çatışmasını göstermek için tam da gerekli olan o ağırbaşlı anları yakalamış. Sanki yazarın kendisi de bu hikayeyi ne kadar hızlı anlatacağını, ne kadar yavaşlatacağını biliyor, okuru oynatıyor. Böyle bir kontrol, özellikle dönem romanlarında nadiren görüyorum.


















