“Projemiz Hayat Derneği” tarafından yürütülen “Geleceğe Dokunan Anneler Projesi”, “duygusal ihmal” konusuna anneler eliyle dikkat çekilmesi ve gelecek nesillerin güçlendirilmesini hedefliyor. Amaç duygusal ihmalin gelecekte yol açabileceği olumsuz davranış kalıplarını egellemek. Çünkü sağlıklı bir aile ve toplum yapısı oluşturmak, mutlu geçirilmiş bir çocukluk dönemiyle mümkün olabilir. Duygusal ihmal ve istismar nedir? Çocuğunuzun duygusal olarak istismara uğradığını nasıl fark edersiniz? “Yemedim yedirdim, içmedim içirdim...” demek yeterli mi? “ “Mükemmel anne-baba” olmak zorunda mısınız? Doğru kuralları nasıl koyarsınız? Ölüm, ayrılık, boşanma gibi kaygı oluşturacak durumlarla nasıl başa çıkarsınız? Bir bebeği duygusal olarak ihmal etmek mümkün mü? “Mükemmel” olmak isteyen anne-babalara her şeye farklı bir açıdan bakmalarını öğütleyen bu kitapta, çocukla doğum anından itibaren başlayan iletişim sürecini adım adım takip edecek, vaka analizleriyle ebeveynlerin nerede hata yaptığına şahit olacaksınız. “Geleceğe Dokunan Anneler Projesi”nin gayretiyle bir kitap hâline gelen tüm bu bilgi ve araştırmalar, çocukların “duygusal ihmal”den uzak büyüyüp sağlıklı bireyler hâline gelebilmesi için hazırlanmıştır. Başucunuzdaki yerini bulmasını dileriz. Bir türkü vardı, babaannem söylerdi; “Neyleyim köşkü, neyleyim sarayı, İçinde salınan yâr olmayınca...” Aileleri tarafından en iyi şekilde bakılmış, hatta herkesten daha özenle büyütülmüş de olsalar duygusal olarak yalnız bırakılmış, bir insanın en büyük ihtiyacı olan duygu alışverişinden, karşılıklı sohbetlerden mahrum kalmış, ailelerinin dinlemediği, vakit geçirmediği, oyun oynamadığı, varlığı görülüp fark edilmeyen, korkularını, sevinçlerini, hayallerini anlatmasına izin verilmeyen, yani aileleriyle duygusal paylaşımda bulunmayan çocuklara, türküdeki yâr bir türlü gelmez. - Dr. Gülseren BUDAYICIOĞLU
Bu bölüm, yayınevinin tanıtım metni temel alınarak yapay zeka ile hazırlanmış bir yorumdur; kitabın doğrulanmış içerik özeti değildir. Eserin türüne göre karakter veya olay örgüsü yorumları geçerli olmayabilir.
Geleceğe Dokunan Anneler, anneliğin derinliklerine inen, ebeveynlik üzerine düşünmeyi teşvik eden bir inceleme kitabıdır. Yazar Gamze Güller, modern dünyada annelerin karşılaştığı zorlukları ve bu zorluklara karşı geliştirdikleri stratejileri detaylı bir şekilde ele alır. Kitap, farklı sosyal ve kültürel bağlamlardaki annelerin deneyimlerini paylaşarak, okuyucuya geniş bir perspektif sunar. Annelik yolculuğunda, bireylerin kendi kimliklerini nasıl buldukları ve gelişim süreçleri üzerinde durulmaktadır. Ebeveynlikteki rollerin değişimi, toplumun beklentileri ve bireylerin içsel çatışmaları, kitabın önemli temaları arasındadır. Ayrıca, annelerin çocukları üzerindeki etkisi, onların gelecekteki yaşamlarına dair nasıl bir iz bıraktığı da derinlemesine incelenmektedir. Sonuç olarak, kitap, anneliği sadece bir yükümlülük olarak değil, aynı zamanda bir öğrenme ve büyüme süreci olarak tanımlarken, okuyuculara ilham verici bir bakış açısı sunmaktadır.
Geleceğe Dokunan Anneler, annelik kavramını ve ebeveynliğin önemli yönlerini derinlemesine ele alan bir eserdir. Kitap, modern dünyada annelerin karşılaştığı zorlukları, toplumsal baskıları ve aile içindeki rol değişimlerini incelerken, aynı zamanda anneliğin getirdiği mutlulukları da gözler önüne serer. Yazar, ebeveynliğin sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda bir öğrenme süreci olduğunu vurgular. Kitap, annelerin gelecekteki nesilleri nasıl etkileyebileceği üzerine düşündürürken, anneliğin getirdiği güç ve sevgi dolu bağları da ön plana çıkarır. Eğitim, psikoloji ve aile dinamikleri gibi çeşitli disiplinlerden yararlanarak, okuyuculara kapsamlı bir bakış açısı sunar.
Bu kitap karakter analizi yapmaktan ziyade, annelik rolünde bulunan kadınların ortak deneyimlerine odaklanmaktadır. Gamze Güller, çeşitli annelerin hikayeleri üzerinden, onların içsel mücadelelerini, zaferlerini ve toplumsal normlara karşı duruşlarını sergiler. Her bir anne, kendi yaşam koşulları ve kişisel özellikleriyle farklılık gösterirken, kitapta yer alan ortak temalar, onların birlikte oluşturduğu güçlü bir topluluğun varlığını da yansıtır. Annelik, sadece bireysel bir deneyim değil, aynı zamanda toplumun bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, karakterler üzerinden annelik duygusunun evrenselliği ve değişen toplumsal algılar ele alınmaktadır.
Geleceğe Dokunan Anneler, annelik psikolojisinin derinliklerini keşfeden bir eserdir. Yazar, annelerin içsel dünyalarını, kaygılarını ve mutluluklarını ele alarak, annelik deneyiminin karmaşıklığını gözler önüne serer. Annelik, bireylerin kendi kimliklerini yeniden tanımlamalarına neden olurken, aynı zamanda toplumsal normlarla çatışmalarını da beraberinde getirir. Kitap, annelerin çocuklarıyla kurduğu bağın önemini vurgularken, bu bağın çocukların gelişimi üzerindeki etkilerini de incelemektedir. Ebeveynlikte duygusal zeka, empati ve iletişim becerileri gibi unsurların önemi, psikolojik açıdan ele alınarak okuyuculara yol gösterici bilgiler sunar.
Geleceğe Dokunan Anneler, annelik üzerine felsefi bir bakış açısı sunmaktadır. Anneliğin doğası, bireyin kimliği ve toplumsal sorumluluklar arasındaki etkileşim, kitabın felsefi derinliğini oluşturan unsurlardır. Annelik, sadece biyolojik bir süreç değil, aynı zamanda varoluşsal bir deneyimdir. Yazar, annelerin çocuklarını yetiştirme sürecinde edindikleri bilgiler ve deneyimlerin, hem kendileri hem de çocukları için nasıl bir anlam taşıdığını sorgular. Bu bağlamda, annelik, hem bireysel bir yolculuk hem de toplumsal bir sorumluluk olarak ortaya çıkar. Kitap, annelerin bu iki alan arasında nasıl bir denge kurduklarını ve felsefi olarak bu dengeyi nasıl anlamlandırdıklarını ele almaktadır.
Geleceğe Dokunan Anneler, tarihsel bağlamda anneliğin evrimini inceleyen bir eser niteliğindedir. Annelik, tarih boyunca farklı kültür ve toplumlarda farklı anlamlar kazanmış, zamanla değişen sosyal normlar ve toplumsal yapıların etkisiyle dönüşmüştür. Yazar, geçmişten günümüze annelerin rollerinin nasıl şekillendiğini ve toplumsal değişimlerin annelik üzerindeki etkilerini ele alırken, okuyucuları tarihin derinliklerine bir yolculuğa çıkarır. Annelik, sadece bireysel bir deneyim değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel bir bağlamda da incelenmesi gereken bir olgudur. Bu bağlamda, kitap, okuyuculara anneliğin tarihsel kökenleri ve gelişimi hakkında değerli bilgiler sunar.
Bir Karakterle Sohbet Et
PREMIUM AIBu kitabın bir karakterinin sesinden cevap alabilirsin — Litopya AI o karakteri canlandırır.
Henüz gönderi yok. İlk paylaşımı sen yap.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz inceleme yok. İlk yorumu sen yaz.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz alıntı yok. Sen ilk alıntıyı paylaş.
İçerik eklemek için giriş yap.
Henüz soru yok. İlk soruyu sen sor.
Henüz video yok. İlk videoyu sen yükle.
Ankara’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini TED Ankara Koleji’nde, lisans ve yükseklisans öğrenimini İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde tamamladı. Öykülerden oluşan ilk kitabı İçimdeki Kalabalık 2008’de, Orhan Kemal Öykü Ödülü’nü kazanan Beşinci Köşe 2012’de, kısa romanı En Çok Onu Sevdim 2015’te ve öykü kitabı Durmuş Saatler Dükkânı 2020’de, Zürafanın Bildiği 2024'te yayımlandı. 2018’de İşte Hayat Böyl e Bir Şey adlı çok yazarlı öykü derlemesini yayına hazırladı. Ankara’da yaşıyor, danışmanlık ve editörlük yapıyor, yaratıcı yazarlık dersleri veriyor, kitap atölyeleri düzenliyor.
Gamze Güller sayfasının tamamıAynı yazarın Litopya'daki diğer eserleri