Tempo kaçırıyor, ama büyüleyici
Gökdelen'i okurken kendimi bir hukuk thrillerinin içinde sandım, ama Yücel'in yazısı beni başka yerlere de sürüklüyor—bir anda gökdelenler arasında kalan bahçeli evden, yılkı adamlarının sefaletine atlıyor, bu atlayışlar bazen ritmi bozuyor, bazen de tam o noktada kitabı bırakamadığım için çok iyi oluyor. Can Tezcan'ın avukatı olarak çözmesi gereken meselenin akıcılığı harika, ama Yücel'in yan çizgilerle doldurduğu İstanbul çok çekici ki, ana olay bazen tali kalıyor—bu da kitabı hızlı okumanızı engelliyor, ama ben bunu bir eksik değil, kitabın kendisine olan saygı olarak gördüm. Yazarın alaycı, keskin gözüyle modern Türkiye'yi sorgularken kurguyu da sağlam tutması etkileyici, okurken sizi hem hukuki bir oyunun içine çekiyor hem de sosyal gerçeklikle yüzleştiriyor.













