✨️Bilinçaltı yalan söylemez.
Anahtarını kaybettin.💭 İsmini unuttun.💭 Cüzdanı yanlışlıkla buzdolabına koydun.💭 Bunlar sadece dalgınlık mı? Yoksa bilinçaltın sana minik sinyaller mi yolluyor? 📖 Freud’un Günlük Yaşamın Psikopatolojisi kitabı tam da bu "küçük kazalar"ın peşine düşüyor. Ve diyor ki: “Kazayla değil, anlamla hareket ediyorsun.” Dilin mi sürçtü? Belki de bastırdığın bir duygun konuşmak istedi. Randevuyu unuttun mu? Belki de içten içe gitmek istemiyordun. Freud’a göre bu küçük “hatalar”, aslında bastırılmış duygularımızın minik kaçış yolları. Bir nevi bilinçaltımızın “konuşma dili”. Hiç kendine sordun mu: Neden en çok istemediğin şeyi ağzından kaçırırsın? Neden en önemli ismi unutursun? Freud bu kitabında bizi koca koca teorilere boğmadan, günlük hayatta yaşadığımız bu minik anlara büyük anlamlar yüklüyor. Ve diyor ki: “Bilinçaltı susmaz. Sen duymasan da o konuşur.” Küçük ama çarpıcı bir kitap. Freud’un kitaplarının dili ağır olsa da sırf bakış açısına ciddi yatırımları olduğu için genelde tavsiye ediyorum :) Kitapta sevdiğim cümleler; ✨️Kalemimi, diğerlerinin kılıçlarını kuşandıkları gibi kuşanırım. ✨️Yeterince yakından bakıldığında kimse normal değildir. ✨️Sinirsel konularda normalle anormal arasındaki sınır çizgisi esnektir ve hepimiz biraz nevrotiğiz. ✨️Her şeyi anlamak, her şeyi affetmektir. ✨️Dış (gerçek) rastlantıya inanıyorum, ama iç (ruhsal) rastlantısal olaylara inanmıyorum. ✨️Suçluluk duygusu, her zaman sadizmi mazoşisme dönüştüren etmendir. ✨️Bilinçaltı yalan söylemez. İyi okumalar 🙋🏼♀️📚❤️✨️


















