Vaatler yerine boşluk kaldı
Gürpınar'ın aşk ve kayıp üzerine derin şeyler söyleyeceğini düşündüm ama olay örgüsü o kadar sallantılı, karakterlerin kararları o kadar tutarsız ki, sonunda ana karakterin içsel yolculuğuna inanmakta zorlanıyorum. Özellikle ilişkilerin gelişme süreci çok hızlı atlı geçiliyor, duygusal derinliğin olması gereken yerlerde sadece yüzeysel tanımlamalar var. Yaşamın geçiciliğini anlatmak istediği belli, ama bunu göstermek yerine söylemekle yetinmiş gibi hissettim.


















