Konstantiniyye Oteli, İstanbul'un tarihi bir otelinde geçiyor. Roman, çeşitli karakterlerin bu oteldeki yaşamlarının kesişmesini ve birbirleriyle olan ilişkilerini anlatıyor. Ana karakter, geçmişte yaşadığı kayıplarla yüzleşmek üzere İstanbul'a döner. Otel, farklı hayatların, anıların ve sırların biriktiği bir mekan olarak işlev görüyor. Zamanla, otelin misafirleri arasında oluşan bağlar, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarırken, her bir karakterin kendi hikayesi de derinleşiyor. Aşk, kayıp, umut ve nostalji temaları roman boyunca işleniyor. Zülfü Livaneli, karakterlerin içsel yolculuklarını ustalıkla kurgulayarak, okuyucuyu hem düşündürüyor hem de duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Sonuç olarak, Konstantiniyye Oteli, hem bireysel hem de toplumsal bir ayna işlevi gören, derin bir edebi eser olarak öne çıkıyor.