““Sana yük olacağımı sanma. Ben yalnız kendime yük olurum.””— Zaman Dışı Yaşam, Tezer Özlü (s. 22)
"Sinema-Tiyatro" kategorisi, sahne sanatlarının ve sinemanın derinliklerine inen eserleri barındırır. Bu alandaki kitaplar, tiyatro metinlerinden film senaryolarına, sinema tarihi üzerine çalışmalara kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Tiyatro, antik Yunan'dan günümüze kadar uzanan zengin bir geçmişe sahipken, sinema ise 19. yüzyılın sonlarından itibaren toplumsal ve kültürel değişimlerin bir yansıması olarak gelişmiştir. Klasik örnekler arasında Shakespeare'in oyunları, Anton Çehov'un eserleri ve Charlie Chaplin'in filmleri yer alırken, bu eserler hem yazılı sanatın hem de görsel sanatların nasıl bir arada var olabileceğini gösterir. Bu kategorideki kitaplar, sahne sanatlarına ilgi duyan okuyucular için vazgeçilmezdir. Tiyatro ve sinema, insan deneyimlerini ve duygularını en etkili şekilde yansıtma yeteneğine sahiptir. Bu nedenle, sanatseverler, akademisyenler ve genel okuyucular bu eserleri okuyarak, sadece sanatın estetiğini değil, aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını ve insan psikolojisini de anlamaya çalışır. Kısacası, "Sinema-Tiyatro" kategorisi, hem eğlenceli hem de düşündürücü bir okuma deneyimi sunarak okuyucunun sanatsal bakış açısını derinleştirir.

““Sana yük olacağımı sanma. Ben yalnız kendime yük olurum.””— Zaman Dışı Yaşam, Tezer Özlü (s. 22)
“~ [object Object] . ~”— III. Richard, William Shakespeare (s. 30)
“Fetvalarin fiyatlari ödenmis”— Sorgu, Muhammed Tevfik
“Her şeyi mahveden bizim endişelerimiz, sabırsızlığımız.”— Hastalık Hastası, Moliere (s. 93)
“Yürek bu efendim, yıpranıp gidiyor zamanla.”— Yanlışlık / Bütün Oyunları 3, Albert Camus (s. 43)
““Biz gerçek aşıklar tuhaf kaprislerle gösteririz aşkımızı.””— Nasıl Hoşunuza Giderse (Karton Kapak), William Shakespeare (s. 35)
“İnsanın karnı tok, sırtı pek oldu mu başkalarının yoksulluklarını okuması, merhamete gelip iç çekmesi ne tatlıdır.”— Kapıların Dışında, Wolfgang Borchert (s. 89)
“Bana göre haklardan ziyade görevler var. İnsan hakları için de böyle, insan hakları diye bir şey yok. Sevme görevimiz var, acı çekme görevimiz var.”— Sinema Üzerine Konuşmalar, Jean-Luc Godard
“kederlerinde boğulmazlar. tam tersine; hayatın, neşenin, kahkahanın, cesaretin peşindedirler. çehov'un üç kız kardeşler oyununda kadın karakterler ölmek değil, yaşamak isterler. hayatın kendilerini sürüklediği zorlu ve d…”— Anton Çehov ve Oyunları Üstüne, Konstantin Stanislavski
“Ama kadınlar müthiş zeki, öyle değil mi?”— Önemsiz Bir Kadın (Cep Boy) (Tam Metin), Oscar Wilde
“Sen beni anlamiyorsun”— Sorgu, Muhammed Tevfik (s. 33)
“Ben insan sevmiyorum. Ben dünyanın kahrolmasını istiyorum. Anladın mı?”— Gülnihal (Sadeleştirilmiş Metin), Namik Kemal
“Sanki ömrümde gördüğüm, duyduğum, okuduğum, düşündüğüm ne kadar güzel şey varsa hepsi bir yere toplanmış, sonra da bir insan çehresi olup karşıma gelmişti.”— Vatan Yahut Silistre, Namik Kemal (s. 4)
“Kimseyi bağışlamıyacağım. Kimseyi…”— Zaman Dışı Yaşam, Tezer Özlü (s. 40)
“Okuyordum. Etrafla alakamı kesmiş gibiydim.”— Kağnı - Ses - Esirler (oyun), Sabahattin Ali (s. 96)
“Demek bu dünyada insanların Merhamet beklememeyi öğrenmeleri gerek, Çünkü çıkarcılık vicdan bırakmamış kimsede.”— Atinalı Timon, William Shakespeare (s. 51)
““İnsan deli olmalı ki kansın O yalnız ağızdan edilen, Edilir edilmez de bozulan yeminlere! “”— Antonius ve Kleopatra (Ciltli), William Shakespeare
“E sen sıkılıyorsun çünkü hiçbir şey yapmadan öyle süzülüp duruyorsun güzelim, saldın kendini iyice... Sıkılırsın tabi, çalışmak lâzım, tutku lâzım. Çalışmadan geçen bir hayat dürüst ve namuslu bir hayat değildir.”— Kış Uykusu, Nuri Bilge Ceylan
“Yahudiler Nazilerden korunmalıydı. Peki bugünün Yahudileri kim? Filistinliler. İşte bu yüzden onları İsrail'den korumak gerekir.”— Sinema Üzerine Konuşmalar, Jean-Luc Godard
“"Sen öyle huzur veriyorsun ki bana!"”— Kış Masalı, William Shakespeare (s. 131)