“Ben sonu kendime başlangıç yaptım.”— Zaman Dışı Yaşam, Tezer Özlü
"Sinema-Tiyatro" kategorisi, sahne sanatlarının ve sinemanın derinliklerine inen eserleri barındırır. Bu alandaki kitaplar, tiyatro metinlerinden film senaryolarına, sinema tarihi üzerine çalışmalara kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Tiyatro, antik Yunan'dan günümüze kadar uzanan zengin bir geçmişe sahipken, sinema ise 19. yüzyılın sonlarından itibaren toplumsal ve kültürel değişimlerin bir yansıması olarak gelişmiştir. Klasik örnekler arasında Shakespeare'in oyunları, Anton Çehov'un eserleri ve Charlie Chaplin'in filmleri yer alırken, bu eserler hem yazılı sanatın hem de görsel sanatların nasıl bir arada var olabileceğini gösterir. Bu kategorideki kitaplar, sahne sanatlarına ilgi duyan okuyucular için vazgeçilmezdir. Tiyatro ve sinema, insan deneyimlerini ve duygularını en etkili şekilde yansıtma yeteneğine sahiptir. Bu nedenle, sanatseverler, akademisyenler ve genel okuyucular bu eserleri okuyarak, sadece sanatın estetiğini değil, aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını ve insan psikolojisini de anlamaya çalışır. Kısacası, "Sinema-Tiyatro" kategorisi, hem eğlenceli hem de düşündürücü bir okuma deneyimi sunarak okuyucunun sanatsal bakış açısını derinleştirir.

“Ben sonu kendime başlangıç yaptım.”— Zaman Dışı Yaşam, Tezer Özlü
“-Doğru olmasa da öyle söyle. -Ne söyleyecektim. - "Mutluyum" de - Mutluyum. - Ben de.”— Godot'yu Beklerken, Samuel Beckett (s. 58)
“Ömründe kimseyi sevmemişsin ki hicran azabının ne olduğunu bilesin?”— Gülnihal (Sadeleştirilmiş Metin), Namik Kemal
“Ey gençler, şarkılar söyleyin, atışın karşılıklı.”— Medea, Sophie Dionysopoulou (s. 43)
“Erkekler her zaman bir kadının ilk aşkı olmak ister.”— Önemsiz Bir Kadın (Cep Boy) (Tam Metin), Oscar Wilde
“● İhtiyaç var umuda, bu sahtekar dünya için...”— Çifte İhanet ya da Dertli Aşıklar (Karton Kapak), William Shakespeare (s. 51)
“"Gece gözümü kırpmadım, şimdi de, hani nasıl derler, kafam yerinde değil pek. Dörde kadar okudum, sonra uyumaya çalıştım, ama boşuna. Aklıma bin bir düşünce takıldı, bir de baktım şafak sökmüş, gün ışığı odama giriyor."”— Üç Kız Kardeş, Anton Çehov (s. 19)
“Kimi günahıyla yükseIir, kimi erdemiyle aşağılanır.”— Kısasa Kısas, William Shakespeare (s. 22)
““Sana bakınca içim bir hoş oluyor.” -Sevindim.”— George Dandin (Karton Kapak), Sema Kutay (s. 58)
““Bugün en çok sevdiğimiz şey dönüp dolaşıp En az sevdiğimiz şey oluyor yarın.””— Antonius ve Kleopatra (Ciltli), William Shakespeare (s. 13)
“İçimde müthiş bir yorgunluk hissi vardı.”— Kağnı - Ses - Esirler (oyun), Sabahattin Ali (s. 89)
“Niçin o kadar telaş ediyorsun? Dünyada kim kimden ayrılmamış?”— Zavallı Çocuk, Namik Kemal (s. 12)
“~ [object Object] , [object Object] .. ~”— II. Richard (Karton Kapak), William Shakespeare (s. 28)
“-Çok az şey var söyleyebileceğim sana. -Söyle, az da olsa! Çoğu zaman az, önemsiz bir söz devirmiştir yere insanları ya da kaldırmıştır ayağa.”— Elektra, Sophokles
“Portakal kokulu bir esmer.”— Sıkıyönetim / Bütün Oyunları 4, Albert Camus (s. 28)
“~ [object Object] . [object Object] . ~”— Çifte İhanet ya da Dertli Aşıklar (Karton Kapak), William Shakespeare (s. 83)
“Beni iyi dinle Hero, cilveleşme, evlilik ve pişmanlık İskoç dansına benzer. Bir adım ileri beş adım geri. Cilveleşme bölümü kıvrak, sıcak ve tempoludur. Düğün ağır aksak, aheste beste, usule uygun. Üçüncü bölümde sen piş…”— Kuru Gürültü (Karton Kapak), William Shakespeare
“İnsan olmak, asker olmaktan önemli, Komutan abi!...”— Elif Ana İyiliğe Giden Yol, Barış Dorak (s. 20)
“-Ne güzel gözleriniz var... -bunu dün de söylemiştiniz... -Yarın da söyleceğim...”— Küçük Burjuvalar, Maksim Gorki (s. 22)
“**** Hiç aşk ateşi böyle birdenbire insanın içini kavurabilir mi? ****”— Hırçın Kız, William Shakespeare