“Kuşlar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar İnci? Onlar tutsak yaşayabilirler mi?”— Uçurtmayı Vurmasınlar (Ciltsiz), Feride Çiçekoğlu
"Sinema-Tiyatro" kategorisi, sahne sanatlarının ve sinemanın derinliklerine inen eserleri barındırır. Bu alandaki kitaplar, tiyatro metinlerinden film senaryolarına, sinema tarihi üzerine çalışmalara kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Tiyatro, antik Yunan'dan günümüze kadar uzanan zengin bir geçmişe sahipken, sinema ise 19. yüzyılın sonlarından itibaren toplumsal ve kültürel değişimlerin bir yansıması olarak gelişmiştir. Klasik örnekler arasında Shakespeare'in oyunları, Anton Çehov'un eserleri ve Charlie Chaplin'in filmleri yer alırken, bu eserler hem yazılı sanatın hem de görsel sanatların nasıl bir arada var olabileceğini gösterir. Bu kategorideki kitaplar, sahne sanatlarına ilgi duyan okuyucular için vazgeçilmezdir. Tiyatro ve sinema, insan deneyimlerini ve duygularını en etkili şekilde yansıtma yeteneğine sahiptir. Bu nedenle, sanatseverler, akademisyenler ve genel okuyucular bu eserleri okuyarak, sadece sanatın estetiğini değil, aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını ve insan psikolojisini de anlamaya çalışır. Kısacası, "Sinema-Tiyatro" kategorisi, hem eğlenceli hem de düşündürücü bir okuma deneyimi sunarak okuyucunun sanatsal bakış açısını derinleştirir.

“Kuşlar tutsak yaşayamazlarmış. Ya çocuklar İnci? Onlar tutsak yaşayabilirler mi?”— Uçurtmayı Vurmasınlar (Ciltsiz), Feride Çiçekoğlu
“İnsan olmak, asker olmaktan önemli, Komutan abi!...”— Elif Ana İyiliğe Giden Yol, Barış Dorak (s. 20)
“Çok acınacak haldesin; hem felakete uğradığın için, hem de başına gelenleri anlayacak bir ruh taşıdığın için.”— Kral Oidipus, Sophokles (s. 51)
“Eskiden ayaklarımı aydan aya yıkardım. Hemde çorabımı çıkarmadan.”— Keşanlı Ali Destanı, Haldun Taner
“~ [object Object] , yapabilecekleri şeyi bir türlü yapmazlar; ~”— Troilus ve Cressida (Ciltli), William Shakespeare (s. 71)
“İnsan nasıl da layığını buluyor.”— George Dandin (Karton Kapak), Sema Kutay (s. 22)
“Aşk nedir? Bilmiyorum. Aşkı bilmiyorum değil, onu nasıl tanımlayacağımı bilmiyorum.”— Zaman Zaman İçinde Günlükler (1970-1986), Seda Kervanoğlu
“İnsanın karnı tok, sırtı pek oldu mu başkalarının yoksulluklarını okuması, merhamete gelip iç çekmesi ne tatlıdır.”— Kapıların Dışında, Wolfgang Borchert (s. 89)
“Akıllı bir adam gibi, bol bol konuşuyorsun, ama sözlerinde sağduyudan eser yok.”— Bakkhalar (Ciltsiz), Euripides (s. 15)
“Ben yüreğimi ortaya koyabilirim. Ancak içimdeki sırrı sen görebilir misin, bilmem!”— Vatan Yahut Silistre, Namik Kemal
“Kendi canını verip kocasınınkini kurtardı o eş.”— Medea, Sophie Dionysopoulou (s. 109)
“Bir ihtiyacın varsa paradan yana çekinmeden söyle.”— Medea (Karton Kapak) / Euripides, Euripides (s. 23)
“Ben insan sevmiyorum. Ben dünyanın kahrolmasını istiyorum. Anladın mı?”— Gülnihal, Namik Kemal
“''...sanat, insanın mantığına değil duygularına seslenir. İnsanın ruhunu 'yumuşatma'yı, iyiye karşı duyarlı kılmayı amaçlar...''”— Mühürlenmiş Zaman (Rusça Aslından Çeviri), Andrey Tarkovski
“Görmüş olsaydın o kadar anlardın ki ağlamak çocuklara mahsus değilmiş, bazı kere erkekler de ağlıyor..”— Akif Bey, Namik Kemal
“Acı çekiyorum. Hiç kimse, hiç kimse farkında değil çektiğim ıstırapların!”— Martı, Anton Çehov (s. 26)
“- Daha ne bulmak istiyorsun? - Yolumu bulmak istiyorum!”— Ahşap Konak (kod56), Necip Fâzıl Kısakürek (s. 38)
“bir oyun öyle yazılmalı ki, insanlar gelsinler gitsinler, yemek yesinler, havadan sudan konuşsunlar, kağıt oynasınlar. yaşam nasılsa öyle olmalıdır; karmaşık ve aynı zamanda basit… fakat bütün bu olaylar sırasında da mut…”— Anton Çehov ve Oyunları Üstüne, Konstantin Stanislavski
“Başkalarının yaşamlarına ayak uyduramayacak kadar kendimle doluyum.”— Delilik Ülkesinden Notlar, Ayşe Şasa (s. 62)
“Her şeyi mahveden bizim endişelerimiz, sabırsızlığımız.”— Hastalık Hastası, Moliere (s. 93)