Mistik mi, Muğlak mı?
Ahmet Ümit'in bu kitabı beni bir tuhaf yere çekti—Alevi ritüellerinin gizemli atmosferi ve ölüm etrafındaki sorular başta gerçekten çekici geldi, ama yarısından sonra o mistik gerilimin yerini biraz dağınık bir anlatı aldı. Kahramanın iç çatışması samimi ve insani, fakat bazı sayfalar sanki yazarın kendisi de çıkmazda kalıp kalıp dönüyor gibi hissettirdi bana. Yine de o köy mezarlığının sessiz, ağır havası, o çem evinin içindeki acı ve arınma arzusu—bunlar kalbimi çok sarsıyor, unutamıyorum. Belki tam anlayamadığım bir şey vardı, ama o belirsizlik de beni rahatsız ederken bir yandan merak ettirdi.


















