Ritmi tutmuş bir iç yolculuk
Ümit'in bu romanı beni en çok yakalayan yanı, psikolojik derinliğe giderken hiç ağırlaşmadığı — aksine okuyucuyu adım adım çeken bir akıcılığa sahip olması. İlk bölümlerde hızlı, neredeyse merakla sayfaları çevirttiren bir tempo varken, ortasında karakterin iç dünyasına dalmak için nefes alıyor, sonra yine seni sürüklüyor. Başka yazarların psikolojik romanlarında bazen kendi çıkmazında dönen bir hisse kapılırım ama burada her derin monolog, her geçmiş anısı hikayenin akışını besliyor, koparmıyor. Okurken hiç sıkılmadığım, ama çıkışında da kafa karışıklığıyla değil, bir şeyler anlamış gibi hissettim kendimi.




















