Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Tüm makaleler

ESKİ ÇAĞI TRUMP YIKIYOR…YENİ ÇAĞI ERDOĞAN KURUYOR!

Her bin yılın başına gelindiğinde düzenler hercü merc ola ola geliyor. 3.Bin yılın başında da sünnetullah değişmedi, değişmeyecek.

KIYAMETE BEŞ KALA YAKIN ÇAĞIN EŞİĞİNDE HAK/ BATIL DÜELLOSU ESKİ ÇAĞI TRUMP YIKIYOR…YENİ ÇAĞI ERDOĞAN KURUYOR! Her bin yılın başına gelindiğinde düzenler hercü merc ola ola geliyor. 3.Bin yılın başında da sünnetullah değişmedi, değişmeyecek. Bu bin yıllık süre içinde hak batıla galiptir, bazen de batılın cürufu,köpüğü hakkın üstünü örter. Sanırlar ki batıl hakka galebe çaldı. Ama her ne olursa olsun işin sonunda Enbiya suresin(17-19)de ki ayette geçtiği üzere Allahın vaadi haktır. ‘’(Hayır, öyle değil!) Bilakis biz, hakkı batıla musallat ederiz de onu beyninden yakalayıp parçalar. (Bir de bakarsın ki) batıl yok oluvermiş. (Allah’a) yakıştırdığınız sıfatlardan ötürü yazıklar olsun size! Bazen dönüşüm kendiliğinden olmaz ya da olamaz baskılanır. Yahut dönüşüm süreci hissedilmeyecek kadar ağır ilerler. Eski düzen hantallaşmıştır, koltuklarına oturanlar kalmak istemez. Bazıları kendine göre konfor alanını terk etmek istemez. Bazıları da şartları kötü dahi olsa alışkanlıklarını bırakmak istemez. Malum katastrof dediğimiz yüzyıl binyıl geçişleri bu döngüyü kırmak için icat edilmiş ara dönemlerdir. Bu dönemler her daim sancılı olmuştur. Eğer eskiyi yıkamadan yeniyi kurmaya kalkarsanız hem toplumlarda hem de kişilerde kuşak ve medeniyet çatışması kaçınılmaz olur. İki medeniyet arasında makas açıldıkça bir taraf güç ve teknoloji ile azıp şımarırken diğer tarafsa köleleşmek ya da sömürülmek zorunda kalır. Eğer ki hele bir de hakim güç odakları zalimler zümresi ise soy kırımlar savaşlar katliamlar birbirini izler. Ne yazık ki coğrafi keşiflerden itibaren dünyada yaşanan tablo tamda böyle olmuştur. Güç hep batılın elinde olmuş başta islam coğrafyaları ve mazlum halklar olmak üzere asırlardır zulüm altında inlemişlerdir. Tanık olageldiğimiz üzere geçtiğimiz çağ tam olarak insanlığın alnına çalınan kara bir leke denebilecek olaylara sahne olmuştur. Şirk ve zulüm iki başlı canavar gibi dünyayı pençesinde kıvrandırmıştır. Bu kargaşanın içerisinde hakkın kutbunun yükselmesi illaki kaçınılmaz olacaktır. Ne zaman zulüm pik yapar o vakit Rahman ve Rahim olan Allah’ın orduları meydana iner. Görünen o ki Rabbimiz bu kutlu görevi bu bin yılın başında yine hanif Muhammedi Türklere nasip etmektedir. Allah’ın yol açtığına kimse dur diyememektedir. Allah’ın planı öyle bir plandır ki gerektiğinde Firavunun sarayında Musa’yı yetiştirir, gerektiğinde put yapan bir babanın oğluna bu putları kırdırır. İşte şimdi olduğu gibi hasta adam deyip yüzüne bakmadıkları Türkiye’yi kendi elleri ile besleyip büyütmek zorunda kaldıkları gibi. İki başlı batıl canavarı, semizlene semizlene birbirlerini yiyecek hale gelmişlerdir. İkisi artık tek gövdede birbirine hınca hınç düşmandır. Her ikisi de canını kurtarmak için birisinden aman dileyecek haldedir. O aman dilenecek kapı da tarih içinde merhameti ve adaletiyle nam yapmış , kendinden aman dileyene ellini uzatmış Türkiye’den başkası değildir. Çünkü canlarını, mallarını, dinlerini, emanet edecekleri merhametli ve el-emin sıfatlı Türkiye’den başka hiç kimseleri kalmamıştır. Ve hepsi Tek tek Türkiye’nin kapısını çalmaya başlamışlardır. Ancak merhametli ve emin olmak aptal olmak demek değildir elbette. Bunu en iyi siyasetin kurdu olan Erdoğan bilmektedir. Zaman tam da işte bu zamandır. Kaybettiklerimizi, bizden alınanları geri almanın zamanı, ayağımıza vurulan prangaları kendilerine çözdürmenin zamanı. Nitekim çok şükür ilahi planda o yönde seyretmekte. Türkiyenin kapısını her gün çalmaları el pençe durup aman biz ettik sen etme demeleri üzerine -Şartlarım var dedi, Erdoğan. Çok kutuplu bir dünya istiyorum… Mazlum coğrafyalardan elinizi eteğinizi çekin… Biz imar da ederiz oraları, yeter ki coğrafyamdan geri durun. -İyi o halde biz çekiliriz dediler. Auro babili, Auro Asyayı, Auro Asuru, Auro Mısırı ,ve Afrikayı yeni yüzyılda sen kur… Şöyle bir konuşma daha geçmiş olmalı aralarında; Kanaatimce Erdoğan Demiş olmalı ki; Çok kutuplu bir dünya için medeniyetlerin de eşitlenmesi gerek güç dengeleri de hizalalanmalı. Aksi taktirde yine kutuplaşma olur. Avrupa’nın ve Amerika’nın da eski medeniyet unsurları yıkılmalı ya da en azından törpülenmesi gerekir. Bir müddet şartları zorladılar acaba yakmadan yıkmadan toparlar mıyız diye. Ancak olmadı Avrupa yıkılmadan Fransız ihtilali artığı eski düzen bir türlü değişemedi. Dedik ya makalemizin baş tarafında Bazen dönüşüm kendiliğinden olamaz baskılanır ya da süreç çok ağır ilerler. Eski düzen hantallaşır, koltuklarına oturanlar kalmak istemez, bazıları kendine göre konfor alanını terk etmek istemez. Bazıları da şartları kötü dahi olsa alışkanlıklarını bırakmak istemez diye. İşte yine aynısı oldu. O halde Hem Avrupa’yı hem de Amerika’yı hem de Ortadoğu’daki Amerika ve Bavyera’yı yıkmak gerekecek. Bundan sebep çeşitli senaryolar hayata geçirildi. Yıkım işi için Trump görevlendirildi Allahu alem. Kıyamete beş kala eski çağı Trump yıkacak…yeni çağı Erdoğan kuracak Operasyon ve temizlik başladı… Önce her ülkenin içindeki binyılcı yapılarla mücadele başladı. Bizde de siyasette, bürokraside, medyada, belediyecilikte, emniyette mafyalaşanlar, çeteleşenler, hırsızlar yolsuzlar temizlenmekte. Sisteme uyumlananlar anlaşanlar yoluna devam etti. Ya da devlete biat ettirildiler. Küresel dizaynda ise binyılcı kurumlar yüzyılcılaştırıldı, Avrupa Birliği gibi. Ya da Nato gibi Türk sistematiğine dahil edildiler. COP1 gibi Türkiye’nin kontrolüne bırakılacaklar. Dünya finans merkezinin istanbul’a taşınması vb. Ya da kendi kendilerini yok edilecekler Hollywood gibi, Los Angeles yangınları vb . Dünyanın kritik Boğazlarında ki(Panama, Hürmüz vb) küreselci (binyılcı,ezoterik tapınakçı, Siyonist yahudi tekelini kırmak için yapılan operayonlar… En son (Tapınakçı Fransanın devrim ihraç ettiği Humeyni iranınına yapılan) Hürmüz Boğazı operasyonları. Ve çok kutupluluğu sağlama adına binyılcılaşan (petrodolar güdümlü Arap dünyasını) Erdoğan’ın Mekke ve Bedir Anlaşmaları ile kendine bağlaması. Zengezur yolu sayesndeTürk dünyası ile bütünleşerek Türk Devletler Birliği Teşkilatı çatısı altında birlik. Ve dünki güney kore ziyareti ve anlaşmalar ile uzak doğu ittifakları. Her kıtada her masada Türkiye oyun kurucu. Çok gelişen ve palazlanan yerler de yıkım görürken adil bir başlangıç için Suriye, Irak, Somali vb yerlerde de medeniyet yarışına yetiştirmenin Türkiye eliyle hızlandığını görüyoruz. Avrupa’yı yıkmakla görevli ise Trump’tı ve bu işi en kolay Rus korkusu ile başarabilirdi öyle de oldu. Savaş söylentisi baskısıyla bunalan halk, Avrupa’nın lokomotifi ağır sanayinin çöküşü, enerji arzının karşılanamaması ve bu sıkıntıya alışkın olmayan Z kuşağı yine Fransa’dan fitili ateşledi. Malum Fransa devrim ihraç etmekle mahir. Avrupa’yı da heyecanlı kanı kaynayan, yerinde oturamayan, henüz kendine bir konfor alanı oluşturamamış, bir mesleğe başlamamış, aile bağlarının en zayıf yaş aralığına sahip liseli öğrencilere yıktırıyorlar. Öyle ki artık Avrupa fokur fokur kaynamakta ve rüyalar ülkesi Amerika’nın da balonu da söndürülmüş durumda. Trump kendine verilen eski medeniyeti yıkma görevini tamamlamak üzere. Erdoğan da kendine teslim edilen yeni düzeni kurma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Gelelim Abd deki seçimlere. Malum ara seçimlerde Trumpın yenilgisinden söz edilmeye başlandı. Ancak olaya şöyle bakmak gerek. Ara geçiş dönemlerinde İngiliz aklı işe yaramaz bir Demokrat adayı (Biden gibi) başkan yapıp arkada cumhuriyetçi başkan yardımcıları ile süreci yönetiyorlardı. Şimdi ise demokratların önde görünmesi pek bir şey ifade etmiyor. Arkada ki akıl yine cumhuriyetçi akıl Galler masası olacaktır. Şu an Amerika da yönetilmesi en zor taife binyılcı demokratlardı. Bu yüzden onları zafer sarhoşluğu yaşatıp bir nevi uykuda tutmak ya da kabaran öfkelerinin gazını almak da diyebiliriz. Dünya kendi diktiği medeniyet legolarını kendi elleriyle yıkarken, bu bazı güç odaklarınca oyun gibi oynanıyor. Medeniyet yolunda yol kat edememiş toplumlarsa hala ne olup bittiğinden habersiz kulelerin yıkılışını izlemekle yetiniyor. İşte bu yüzden Erdoğan doktrini çok önemli Adil bir dünya için adil bir başlangıç ve çok kutuplu bir medeniyet yarışı ile mümkün. Her şeyin en doğrusunu Rabbimiz bilir. FATMA DOĞAN 4.11.2026/TURHAL
53 izlenme·52dk

Yorumlar

Fatma Doğan ( yazar/şair)'in diğer yazıları