Litopya — Türkiye'nin Dijital Kitap Evreni
Tüm makaleler

PETROL, YA DÜNYANIN ÇARKLARINI DÖNDÜREN GRESS YAĞI İSE !!!

petrol hem dünyanın içindeki tektonik çarkları hem de dışındaki medeniyet çarklarını çeviren gress yağı hükmünde. Sanılanın aksine bizi kandırdıkları gibi bitip tükenmez pahalı da değildir ulaşılmaz da değildir. Tek suçu ucuz ve erişilir olmak

PETROL, YA DÜNYANIN ÇARKLARINI DÖNDÜREN GRESS YAĞI İSE !!! Yüce Allah her yarattığı sistemin, işleyişini de muazzam yaratmıştır. Her şey onun tasarrufunda ve mülkündedir. Güneş, güneş olalı doğup batmakta…Ay aylık yörüngesinde dolanıp durmakta, yıldızlar bir yanıp bir sönmekte, mevsimler sıra halinde birbirini izlemekte… Su yüz derecede kaynamakta, sıfır derecede donmakta…Fizik ve kimya kanunları tıkır tıkır işlemekte…İnsanoğlu dokuz ayda doğmakta… Kışın tabiat ölmekte, baharda dirilmekte…Bu ilahi nizam hayrette bırakacak şekilde kusursuz işlemekte. Velhasıl yönümüzü nereye dönsek ilahi matematiğin izlerini birer ayet olarak görmekteyiz… Aynı şekilde Dünya da insanoğlu için yaratıldığından beri dönüp durmakta, yörüngesinden ve ekseninden bir milim dahi sapmamaktadır. Lakin yaratılan her şeyin bir ömrü olduğu gibi Dünya da vakti saati geldiğinde kendi kıyametini yaşayacaktır. Bu zamana değin Allah’ın ona yüklediği vazife icabınca, güneşin etrafında yılda bir kez, kendi etrafında günde bir kez saatini şaşırmadan dönegelmiştir. Bu devinimin kaynağı nedir. Ona bu devinimi kazandıran, içinde dönen çarkların paslanmasını engelleyen nedir? Yoksa petrol dünyanın dişlilerini yağlayan gres yağı mıdır? Çok yüksek ihtimalle evet. Peki o halde soralım; milyarlarca metreküplük devasa bir yer kürenin dış kabuğundan içe doğru inildikçe aklın hayalin alamayacağı kadar toprak, kayalar, kayaçlar, magmalar, tektonik tabakalar, akıl almaz bir hızla dönerken, her bir sistem kendi içindeki dinamik ve fizik ile çalışırken bu sistemlerin birbirine sürtünmemesinin, çarpmamasının, çökmemesinin, sıkışmamasının, patlamamasının, taşmamasının bir imkânı var mı? Yok…O halde bu gerilimi alacak olan depremlerdir, volkanlardır, termal sular ve gazlardır ve fazla enerjiyi soğuran sürtünmeyi minimumda tutan, çarkları aşınmadan çalıştıran petroldür. Peki Çarklar böyle tıkır tıkır işlerken nedir bu İnsanoğlunun petrol ile alıp veremediği? İnsanlık her dönemde bir medeniyet kurma derdine düşmüştür. Bu medeniyetler bazen devirler boyu taş medeniyeti olarak, kalmış peşine madenler bulundukça bronz, bakır, tunç, demir medeniyetleri kurula gelmiştir. Demir medeniyetini kurmayı Allah Türklere nasip etmiştir. Bunun ip uçlarını biz kuranda ve diğer islam kaynaklarından Kehf suresinde Türkler ile ilişkilendirilen Zülkarneyn(as) kıssasından okuyabiliyoruz. Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Bu memlekette Ye’cûc ve Me’cûc bozgunculuk yapmaktadırlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir bedel ödesek kabul eder misin?” ﴾95﴿ Zülkarneyn şöyle cevap verdi: “Rabbimin beni içinde bulundurduğu nimet ve kudret sizinkinden üstündür. Siz bana kuvvetinizle destek olun da, sizinle onlar arasına aşılmaz bir engel yapayım. ﴾96﴿ Bana, demir kütleleri getirin.” Nihayet (vadiyi demirle doldurup) iki dağın arasını aynı seviyeye getirince, “Ateşi körükleyin!” dedi. Artık onu kor haline getirdiği vakit, “Getirin bana, üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim” dedi. ﴾97﴿ Artık onu ne aşabildiler ne de delebildiler. . Türkler uzun bir müddet Demir Medeniyetini devam ettirmişlerdir. Kuranda demirin Hadid suresinde bahsedildiği üzre yeryüzünde oluşmadığı ve dünyaya indirildiği anlatılır. Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür. (HADİD 25) Demirin indirilişinin adalet ve ölçü üzre olanlara ve Allahın dinine yardım edenlerin belirlenmesi ve onlara kuvvet sağlaması için olduğunu belirtir, yüce Rabbimiz. Türkler hz Nuh’tan itibaren tevhitten kopmamışlar ve Allah’ın dinine her devirde yardım etmişlerdir.Türkler demirle özdeşleşip, demiri işleyip sanat edinmişler kılıç, örs üzengi medeniyetleriyle fetih üstüne fetihler yapmışlardır. Gel zaman git zaman imtihan sırrı gereği yeryüzünde Batılın yükselişi başlamış, batıl kendi ilk medeniyetini suyu ısıtıp ruhunu çıkartarak kurmuştur. Buharın ve buhar makinalarının keşfi ile buhar medeniyeti, demir medeniyetini geçmiş, ardından kömür medeniyeti, peşine elektriğin bulunuşu ile elektrik medeniyeti, Medeniyet üstüne medeniyeti perçinlemiştir. Batıl bu ruh çıkarma işinde o derece ileri gitmişlerdir ki medeniyetler artık maddeden çıkan ruhlar ile kurulur olmuştur. Maddeyi parçaladıkça daha büyük enerjiler açığa çıkmıştır. Kömürü yaktıkça ısı, atomu parçaladıkça nükleer enerji, atom altına indikçe kuantum enerjisi…. Ancak son üç yüz yılda peş peşe kurulan bu medeniyetlere ve bu değişime kendileri dahi yetişemez hale gelmişlerdi. Bir anda at ve nal medeniyetini sollamışlar uzay medeniyetine atlamışlar, jet yakıtları ile gezegenlere gitme hayali kurar hale gelmişlerdi. Kurdukları ve halka arz ettikleri bu sistem kendi kendini yemeye başlamıştı. Buna dur demenin yollarını aramaya başlamışlardı. Serbest enerjiye ve özgür toprağa sahip olanla ve maddi manevi kimseye bağımlı olmayan insanları ve toplumları kontrol edemiyeceklerini biliyorlardı. Bundan dolayı suni kaynak kısıtlılığı meydana getirip algıyı bu yönde oluştururlarsa ve enerjiyi zor ulaşılır olarak kabul ettirebilirlerdi ve kendilerine bağımlı hale getirerek bir metaya (paraya,dolara vb) da bağlarlarsa suyun ağzını daha rahat kontrol edebilirlerdi. Kurulan her medeniyette medeniyet argümanını (enerjiyi ,bilgiyi, dijitali vb) elinde tutanın medeniyetin iplerini de, gücü de hakimiyeti de siyaseti de elinde tutmuş olacağını biliyorlardı. O dönemde Teslanın bedava ve sınırsız enerjisine el konuldu. Elektrik bedava üretilebilirken satın alınılabilir ve pahalı algısı oluşturuldu. Sonuçta herkes ucundan kıyısından sisteme dahil edildi ve bağımlı hale getirildi.Aynen şuan içinde bulunduğumuz dijital medeniyette, e- Dünyaya ve bankacılık sistemine herkesin bir şekilde dahil ve bağımlı hale getirildiği gibi. Sistem biz ne kadar kaçmaya çalışsak ta bir karadelik gibi bizi içine çekmektedir. Petrole gelecek olursak geçen yüzyılın son medeniyet ve enerji argümanı sınırsız olduğu halde kısıtlı ve tükenir algısı oluşturulan petroldü. Yeni bin yıla girildiğinde yeni medeniyette avamın kullanacağı enerji ikilemi (petrol ve elektrik arasında) pinpon topu gibi gidip gelmekteydi. Medeniyetin efendileri her devirde yeni bir medeniyet kurulacağı zaman, zihinleri uyuşturulmuş, hafızalarından kadim bilgilerin silindiği (savaşlarla, toplu ölümlerle, veba, kolera korona, deprem vb ile insanlığın belli bir yaş üstü yok edilerek gerçek tarihin naklinin saklandığı) bir Z kuşağı oluşturuverirler.1. ve 2. Dünya savaşları da böyle bir resetlemeydi. Eskiye ait ne varsa silmek. Türkiye Cumhuriyeti’nin keskin bir bıçakla, Osmanlıdan dil ve tarih olarak ayrılıvermesi, eskiyi hatırlayan 15liler dahil tüm aklı eskiye erenlerin cephede savaşmak zorunda kaldığı bir vatan savunması savaşına sokulması, yeni yetişen neslin 2. Dünya savaşının hemen peşine 60lı yıllarda hemen sağcı solcu, 80 lerde türk kürt gibi ideolojilerle formatlanıp en verimli çağlarında akıllarının bu ideolojlerle iğdiş ve meşgul edilip oyalanarak yada birbirine kırdırılmasıyla kurulmasını tezahür ettikleri medeniyetler için adam mankurtlaştırmaktan başka bir şey değildir. Dedik ya Yeni bin yıla girildiğinde yeni medeniyette avamın kullanacağı enerji petrol ve elektrik arasında pinpon topu gibi gidip gelmekte diye. Çünkü yeni girilen binyıla koyabilecekleri ve yolabilecekleri ucuz bir kaz(enerji) yok henüz, bulamadılar. Buldukları Atomu parçalamakta kolay ve ucuz değil. O yüzden elektrikli araba mı, benzinli arabamı diye sorulup duruyor. O yüzden herkes Trump petrolü ve petrodoları öldürecek diye beklerken, O bir Hürmüz’de , bir Venezüella’da petrolü yoğun bakımda yaşatmaya çalışıyor. Sanılanın aksine petrolü daha ucuzunu bulamadıkça öldüremez. Yerine başka bir medeniyet argümanının vakti geldiğinde sahneden çekilir. Buhar gibi, kömürün yerine gelen doğal gaz gibi… İşte şu an petrol hem dünyanın içindeki tektonik çarkları hem de dışındaki medeniyet çarklarını çeviren gress yağı hükmünde. Sanılanın aksine bizi kandırdıkları gibi bitip tükenmez pahalı da değildir ulaşılmaz da değildir. Tek suçu ucuz ve erişilir olmak. İleriki zamanlara bir not bırakalım belki bundan yıllar sonra da bedava olan havayı bize erişilmez diye parayla satacaklar. Tıpkı bundan yirmi yıl önce bedava içtiğimiz suyu artık parayla aldığımız gibi. Çünkü bizde oluşturdukları algı temiz su yok sadece şişelenmiş ve arıtılmış su temizdir algısı vesselam… FATMA DOĞAN 21.07.2026
262 izlenme·3ay

Yorumlar

Fatma Doğan ( yazar/şair)'in diğer yazıları